Ofis masanız sağlığınızın düşmanı mı? Uzmanından kritik uyarı

Saatlerce süren hareketsizlik ve yanlış beslenme alışkanlıkları, beyaz yakalı çalışanlarda ciddi metabolik sorunlara davetiye çıkarıyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Seray Çırkın Korgan, basit mikro hareketlerle bu risklerin nasıl yönetilebileceğini anlattı.

Günümüzde teknoloji odaklı iş modelleri, profesyonel hayatı büyük oranda bilgisayar ekranları ve ofis koltukları arasına hapsetti. Ancak bu durağan çalışma düzeni, sindirim sistemi ve metabolizma üzerinde göz ardı edilemeyecek kadar büyük bir baskı oluşturuyor. Medicana International İzmir Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Seray Çırkın Korgan, masa başı çalışanların sıklıkla karşılaştığı reflü, gastrit ve karaciğer yağlanması gibi sorunların temelinde yatan hatalı alışkanlıklara dikkat çekti.

Ortak yaşam tarzı riskleri organları yoruyor

Dr. Korgan, bu hastalıkların birbirinden bağımsız gibi görünse de aslında benzer yaşam tarzı hatalarından beslendiğini belirtti. Reflü, mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasıyla oluşurken; gastrit mide mukozasındaki iltihaplanmayı, karaciğer yağlanması ise enerji fazlalığına bağlı hücre içi birikimi temsil ediyor. Uzman hekim, masa başı çalışanların maruz kaldığı stres, düzensiz beslenme ve hareketsizliğin bu üç sorunu aynı anda tetikleyebileceğinin altını çiziyor.

Duruş bozukluğu ve hızlı tüketim sindirimi bozuyor

Ofis ortamında çalışırken farkında olmadan yapılan hatalar, sindirim sisteminin doğal işleyişini sekteye uğratıyor. Özellikle öne doğru eğilerek çalışmanın karın içi basıncı artırdığını ifade eden Dr. Korgan, bu durumun mide doluyken reflüyü tetiklediğini vurguluyor. Ayrıca öğle aralarında hızlı yemek yemenin, gıdaların enzimlerle yeterince karışmasını engellediğini ve hazımsızlığa yol açtığını belirtiyor. Yemek sonrası kısa yürüyüşler ve dik bir oturuş pozisyonu, sindirim sistemini rahatlatmak için en etkili yöntemler arasında yer alıyor.

Zayıf olmak her zaman sağlıklı olmak demek değil

Birçok çalışan, ideal kilosunda olduğu için metabolik riskleri göz ardı edebiliyor. Ancak Dr. Korgan, "zayıf karaciğer yağlanması" tehlikesine karşı uyarıyor. Uzun süre hareketsiz kalmanın kasların glukoz kullanımını azalttığını belirten uzman, kişinin tartıda zayıf görünse bile insülin direnci geliştirebileceğini ve karaciğerinde yağlanma başlayabileceğini ifade ediyor.

Sağlıklı bir çalışma rutini için sadece kiloya değil, bel çevresi ve fiziksel aktivite düzeyine odaklanılması gerektiğini belirten Dr. Korgan, her saat başı ayağa kalkıp hareket etmenin metabolizmayı korumak adına atılacak en basit ve en önemli adım olduğunu hatırlatıyor. Geçmeyen mide yanmaları veya yutma güçlüğü gibi durumlarda ise mutlaka bir uzmana başvurulması gerektiği vurgulanıyor.

İLGİLİ HABERLER