weather
25°
Kentten Haber Gündem Marmara'daki yeni tablo: Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, İstanbul için beklenen o büyük depremi neden reddediyor?

Marmara'daki yeni tablo: Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, İstanbul için beklenen o büyük depremi neden reddediyor?

Malatya'nın Battalgazi ilçesinde sabah saatlerinde kaydedilen 5 büyüklüğündeki sarsıntının ardından konuşan yerbilimci Üşümezsoy, Doğu Anadolu'daki fayın büyük bir kırık üretmeyeceğini belirtirken Marmara'ya dair ezber bozan haritalar paylaştı.

Marmara'daki yeni tablo: Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, İstanbul için beklenen o büyük depremi neden reddediyor?

Merkez üssü Battalgazi olarak açıklanan deprem geniş bir coğrafyada hissedildi. Canlı yayına bağlanan Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, yeraltındaki stres dağılımını geçmiş kırılmalar ışığında yorumladı. Uzman isim, 17 Ağustos 1999 felaketinden bu yana kamuoyuna sunulan yıkım öngörülerinin sismik bulgularla örtüşmediğini savundu.

Malatya'daki yapı büyük deprem üretmeyecek

Bölgedeki hareketlilik 2020 yılında meydana gelen Sivrice depremiyle doğrudan ilişkili. O tarihte kırılan segment batıya doğru ilerleyerek Doğanyol ve Pütürge hattında duraksamış, biriken enerjinin tamamını serbest bırakamamıştı.

Üşümezsoy, güneyde konumlanan Pütürge bloğunun doğuya hareket etmesi gerekirken Sincik fayının bu kaymayı ters yönde sıkıştırdığını aktardı. İki farklı kuvvetin birbirini dengelediğine dikkat çeken bilim insanı mekanizmayı şöyle açıkladı:

"Küçük küçük bir sürü kırık olduğu zaman sürekli kırıklar tazelenir. Burada bir sürü bunun gibi kırıklar oluyor. Bu yapı büyük depreme dönüştürmez. Ama bir sürü 5'lik ve 6 arasında depremler olur."

80 kilometreden kısa fay parçası 7'nin üzerine çıkamaz

İstanbul ve çevresine yönelik sismik tehdit değerlendirmeleri deniz tabanındaki tarihsel izlerle yeniden şekilleniyor. Bir bölgede 7 büyüklüğünü aşan bir sarsıntının oluşabilmesi için en az 80 kilometrelik bir fay segmentinin muazzam bir gerilimle yüklenmesi şart.

Pek çok araştırmacı 1999 sonrasında Marmara'nın baştan sona kırılacağını öne sürse de deniz dibi araştırmaları farklı bir tablo ortaya koydu. Gölcük ile Çınarcık arasındaki 60 kilometrelik doğu kesimi 1894 yılında kırılarak üzerindeki enerjiyi çoktan tüketti.

Fayın batı ucu ise 1912'de Marmara Adası açıklarında parçalanarak sismik yükünü büyük ölçüde boşalttı. Kırığın iki yana sürtünerek ilerlediğini ve sürekli enerji sızdırdığını belirten Üşümezsoy, bu süreci bir araba aküsüne benzetti. Peş peşe gelen küçük sarsıntılar enerjisi tükenmiş bir fayda yeni gerilim biriktirmek yerine mevcut zayıf kuvveti tamamen dağıtıyor.

Riskli parçalar çoktan kırıldı

Kuzey Anadolu Fayı'nın Marmara içindeki rotası tek bir hat halinde Adalar istikametine uzanmıyor. Sistem, Yalova ve Çınarcık üzerinden iki ayrı kola ayrılarak ilerliyor. Silivri ile Kumburgaz arasındaki segmentin 6 ila 6.5 bandında deprem üretme potansiyeli var.

Geçmiş yıllarda 23 Nisan'da kaydedilen 6.3 büyüklüğündeki sarsıntı bölgedeki asıl tehlikeli iki parçayı kopardı. Silivri çukurunda 5 büyüklüğünde depremlerin yaşanması bilimsel olarak son derece sıradan kabul ediliyor. Üşümezsoy, fay haritalarına tek bir kırık çizgisi olarak bakıp kamuoyunda yersiz panik yaratan araştırmacıların toplumu yanılttığı görüşünde.

Büyükçekmece'den Yeşilköy'e uzanan hatta ise sismik tehlike barındıran bir kırık yer almıyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız