Denizli’nin Beyağaç ilçesinde, nesilden nesile aktarılan ata tohumları sayesinde varlığını sürdüren Kayaca biberi, bu yıl da üreticisinin yüzünü güldürdü. Bölgenin iklimi ve toprak yapısıyla özdeşleşen bu özel ürün, kendine has keskin acılığıyla dikkat çekiyor. Yeniçeşme Mahallesi’nde 50 yıldır çiftçilikle uğraşan 64 yaşındaki Muhammet Özbakır, geleneksel tarım tekniklerini kullanarak bu yıl 5 dönümlük arazisinden yüksek verim elde etmeyi başardı.
Temmuz ayında başlayan hasat sürecinin eylül ayı sonuna kadar devam etmesi planlanıyor. Toplamda 6 bin kök biber fidanından yaklaşık 7 ton ürün bekleyen Özbakır, üretimin her aşamasında büyük bir titizlik gösterdiklerini ifade ediyor.

Geleneksel yöntemler lezzeti koruyor
Üretim sürecinde modern yöntemlerden ziyade atalarından öğrendiği doğal yöntemleri tercih eden Özbakır, toprağı dikim öncesinde keçi gübresiyle beslediklerini belirtiyor. Sulama aşamasında ise bölgedeki kar sularından yararlanarak damlama sistemiyle bitkilerin ihtiyacını karşıladıklarını kaydeden üretici, bu doğal bakımın biberin kalitesini doğrudan etkilediğini vurguluyor.

Ekonomik değeri katlanıyor
Tarladan taze olarak kilogramı 70 TL bandından alıcı bulan Kayaca biberi, işlendiğinde ise üreticisine daha fazla kazanç sağlıyor. Özellikle kışlık hazırlıklarda yoğun talep gören ürün; turşu, salça ve kurutmalık olarak değerlendiriliyor. Kurutularak pul veya toz biber haline getirilen ürünün kilogram fiyatı ise 500 TL seviyelerine kadar çıkabiliyor.
Yerel değerlere sahip çıkılıyor
Beyağaç Belediye Başkanı Sezayi Pütün, ilçenin tarımsal potansiyelini değerlendirirken yerel ürünlerin önemine değindi. Kayaca biberinin Beyağaç için sadece bir tarım ürünü değil, aynı zamanda bir kültürel miras olduğunu belirten Pütün, ata tohumuyla yapılan üretimin desteklenmesi gerektiğini ifade etti. Başkan Pütün, bu tür yerel değerlerin tanıtımının artırılmasıyla hem kırsal kalkınmanın destekleneceğini hem de Beyağaç’ın marka değerinin güçleneceğini sözlerine ekledi.