weather
17°
Kentten Haber Gündem Enkazın görünmeyen kahramanları: 30 Ekim’in izleri yüreklerinde yaşıyor

Enkazın görünmeyen kahramanları: 30 Ekim’in izleri yüreklerinde yaşıyor

İzmir depreminin üzerinden geçen altı yıl, itfaiye ekiplerinin hafızasındaki o zorlu anları silmeye yetmedi; görev başında ailelerini geride bırakan kahramanlar, kurtardıkları her canla kendi yaralarını sarmaya çalıştı.

Enkazın görünmeyen kahramanları: 30 Ekim’in izleri yüreklerinde yaşıyor

İzmir’i 30 Ekim 2020 tarihinde sarsan büyük deprem, aradan geçen zamana rağmen kurtarma çalışmalarında görev alan itfaiye personelinin zihninde hala ilk günkü tazeliğiyle duruyor. Kimi zaman kendi ailelerinin güvenliğini ikinci plana atarak enkaz altındaki vatandaşlara ulaşmaya çalışan ekipler, o gün yaşadıkları hem hüzünlü hem de umut dolu anları paylaştı.

Enkazın görünmeyen kahramanları: 30 Ekim’in izleri yüreklerinde yaşıyor

Zamana Karşı Verilen Zorlu Mücadele

İtfaiye Çavuşu Murat Ataman, Bayraklı’daki Egemen Apartmanı’nda 17 yaşındaki Umut’u kurtarırken yaşadıkları tehlikeli anları "iğneyle kuyu kazmak" olarak tanımlıyor. Üzerlerine yıkılma riski taşıyan dolaplar ve artçı sarsıntı korkusuna rağmen pes etmediklerini belirten Ataman, genci sağ salim çıkarmanın kendileri için tarif edilemez bir gurur kaynağı olduğunu ifade ediyor. Benzer şekilde, 18 yıllık itfaiyeci Ulaş Eşbah da Umut’un kurtarılmasının tüm ekip için bir umut simgesi haline geldiğini, ancak depremin yarattığı tedbirli olma duygusunun meslek hayatında uzun süre devam ettiğini belirtiyor.

Enkazın görünmeyen kahramanları: 30 Ekim’in izleri yüreklerinde yaşıyor

Aileleri Geride Bırakmanın Zorluğu

Deprem anında hamile eşini ve küçük çocuğunu bırakarak göreve koşan Mesut Yelekçi, o gün yaşadığı duygusal değişimi "Daha sevecen ve sakin birine dönüştüm" sözleriyle açıklıyor. Bir diğer itfaiye eri Hüseyin Çağdaş Özbek ise eşinin "Beni bırakıp gidecek misin?" sorusuna verdiği "Evet" yanıtının, mesleki sorumluluğun ne kadar ağır olduğunu gösterdiğini vurguluyor. Bornova’daki Yılmaz Erbek Apartmanı’nda yan yatan binanın içine girerek 40’lı yaşlarındaki bir kadını kurtaran Özbek, betonu kırdıkça içindeki korkuyu da yendiğini dile getiriyor.

Duygusal Yük ve Mesleki Fedakarlık

İtfaiye eri Ömer Arifoğulları ise kurtarma çalışmalarının sadece fiziksel değil, duygusal olarak da büyük bir yük getirdiğini belirtiyor. Yılmaz Erbek Apartmanı’nda bir kadını kurtarmanın sevincini yaşarken, kısa süre sonra Yağcıoğlu Apartmanı’nda bir anne ve çocuğunun cansız bedenine ulaşmanın derin acısını hissettiklerini anlatıyor. Ailelerin enkaz başındaki feryatlarının kendilerini derinden etkilediğini söyleyen Arifoğulları, her büyük afetin itfaiyecilerin hayatında silinmez bir iz bıraktığını ve her kurtarmada aslında kendilerinden bir parçayı orada bıraktıklarını ifade ediyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız