Manisa’nın Kırkağaç ilçesinde üretilen ve bölgenin tarımsal kimliğiyle özdeşleşen coğrafi işaretli kavunlar, yaz mevsiminin ardından kış sofralarını süslemek üzere depolardaki yerini aldı. Yaklaşık 10 bin dekar alanda gerçekleştirilen üretimle 30 bin tonluk rekolteye ulaşan üreticiler, ürünlerin bir kısmını doğrudan pazara sunarken, bir kısmını ise uzun süreli muhafaza için özel yöntemlerle saklıyor.

Geleneksel Askılama Yöntemiyle Tazelik
Kırkağaç kavununu diğer çeşitlerden ayıran en belirgin özellik, dayanıklı kabuk yapısı ve aylarca bozulmadan kalabilme kapasitesi. Üreticiler, hasat ettikleri kavunları özenle seçerek çürük veya darbe kontrolünden geçiriyor. Ardından, birbirlerine temas etmemeleri için iplerle tek tek bağlanan kavunlar, tavana kurulan özel düzeneklere asılıyor. Dikey depolama olarak adlandırılan bu sistem, ürünlerin hava almasını sağlayarak lezzet ve aroma kaybını engelliyor. Üreticiler, bu yöntem sayesinde 100 metrekarelik bir alanda 40 tona yakın ürünü sağlıklı bir şekilde muhafaza edebildiklerini belirtiyor.

Avrupa’nın Tescillediği Lezzet
2008 yılında Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenen Kırkağaç kavunu, 2025 yılında Avrupa Birliği’nden aldığı coğrafi işaretle uluslararası bir marka haline geldi. Kırkağaç Ziraat Odası Başkanı Emin Özarı, bu başarının bölge toprağının ve ikliminin bir armağanı olduğunu vurguluyor. Özarı, başka bölgelerde aynı tohumla üretim yapılsa dahi, Kırkağaç’ın kendine has lif yapısı ve tadının yakalanamadığını ifade ediyor.
İhracat İçin Yeni Çağrı
Üretimin tamamen iç piyasada tüketildiğine dikkat çeken Ziraat Odası Başkanı Emin Özarı, ihracat potansiyeline de dikkat çekti. Kırkağaç kavununun nakliyeye dayanıklı yapısı ve uzun raf ömrü sayesinde Avrupa ülkelerine kış aylarında "yaz meyvesi" olarak gönderilebileceğini belirten Özarı, Ege İhracatçılar Birliği’ne iş birliği çağrısında bulundu. Şubat sonuna kadar tazeliğini koruyabilen bu özel ürünün, dış pazarlarda da hak ettiği yeri alması hedefleniyor.