Denizli’nin Tavas ilçesinde bulunan Kayaca Omurgalı Fosil Lokalitesi, milyonlarca yıl öncesinin dünyasına açılan bir kapı olma özelliğini koruyor. Üst Miyosen dönemine ait kalıntıların bulunduğu bu özel alan, bilim dünyasının gözünü Anadolu’nun kadim geçmişine çevirmesini sağlıyor. 2017 yılında başlayan yüzey araştırmalarıyla keşfedilen ve o günden bu yana Türkiye’nin en önemli paleontolojik merkezlerinden biri haline gelen bölgede, çalışmaların kapsamı genişletiliyor.

Geçmişin izlerini süren keşifler
Kazı Başkanı Doç. Dr. Ahmet İhsan Aytek’in öncülüğünde ve Denizli Müze Müdürlüğü’nün denetiminde devam eden kazılarda, bölgenin 7 milyon yıl önce nasıl bir yaşam alanına sahip olduğu adım adım gün yüzüne çıkarılıyor. Bölgede yapılan çalışmalarda; zürafalardan gergedanlara, üç parmaklı atlardan devasa fillere kadar pek çok türün fosiline ulaşıldı. Sadece büyük memeliler değil, sırtlanlar, sansargiller, kaplumbağalar ve çeşitli kuş türlerine ait kalıntılar da Anadolu’nun o dönemde savan benzeri geniş otlaklara ve zengin ormanlık alanlara ev sahipliği yaptığını kanıtlıyor.

Yerel yönetimden bilime tam destek
Denizli Büyükşehir Belediyesi, bölgedeki bilimsel faaliyetlerin kesintisiz devam etmesi adına kritik bir karar aldı. Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, 2025 ve 2026 yıllarını kapsayacak şekilde kazı çalışmalarına destek vermeye devam edeceklerini açıkladı. Başkan Çavuşoğlu, kentin kültürel mirasına ve bilimsel değerlerine sahip çıkmanın bir görev olduğunu vurgulayarak, bu tür paleontolojik çalışmaların hem bölge hem de dünya bilimi için büyük bir referans noktası oluşturduğunu belirtti.
Avrasya göç yollarının anahtarı
Bilim insanları, Kayaca’da bulunan iyi korunmuş iskelet ve kafatası yapılarının, Geç Miyosen dönemindeki hayvan göçlerini anlamak adına eşsiz veriler sunduğunu ifade ediyor. Avrupa ve Asya arasındaki biyolojik etkileşimin izlerini taşıyan bu fosil yatağı, bölgenin evrimsel süreçleri aydınlatma konusundaki potansiyelini her geçen gün artırıyor. Kazı çalışmaları, önümüzdeki yıllarda da Anadolu’nun biyocoğrafik tarihine dair yeni sırları ortaya çıkarmaya aday.