Denizli Toplum Ruh Sağlığı Merkezi, şizofreni ve benzeri kronik ruhsal rahatsızlıklarla mücadele eden bireylerin sosyal yaşama tam katılımını desteklemek amacıyla özel bir organizasyona imza attı. "Biz de Varız" temasıyla gerçekleştirilen buluşma, bu bireylerin toplumun ayrılmaz bir parçası olduğunu bir kez daha hatırlattı. Etkinliğe sağlık camiasından önemli isimlerin yanı sıra danışanlar ve aileleri yoğun ilgi gösterdi.

Önyargılara Karşı Tıbbi Gerçekler
Programın açılışında konuşan Prof. Dr. Ayşenur İnci Kenar, şizofreninin bir kişilik bölünmesi değil, diyabet veya hipertansiyon gibi tıbbi takip gerektiren bir beyin hastalığı olduğunun altını çizdi. Dünya Sağlık Örgütü verilerine atıfta bulunan Kenar, doğru tedavi yöntemleri, aile desteği ve toplumun önyargısız yaklaşımıyla hastaların hayallerine ulaşabileceğini, üretken bir yaşam sürebileceğini vurguladı. Uzmanlar, psikiyatrik hastalıklarda en büyük engelin damgalanma ve dışlanma olduğunu belirterek, toplumsal farkındalığın bu süreci iyileştirmedeki kritik rolüne dikkat çekti.

Sanatın İyileştirici Gücüyle Sahne Aldılar
Etkinlik, sadece bilgilendirme oturumlarıyla sınırlı kalmadı; danışanların el emeği göz nuru eserleri sergilenerek katılımcıların beğenisine sunuldu. Resimlerden el sanatlarına kadar geniş bir yelpazede hazırlanan sergi, danışanların sanatsal potansiyelini gözler önüne serdi. Gün boyu süren tiyatro gösterileri, geleneksel Hacivat-Karagöz oyunu, zeybek performansları ve TRSM korosunun seslendirdiği nostaljik şarkılar, izleyicilerden büyük alkış aldı. Program, toplum temelli ruh sağlığı hizmetlerinin kararlılıkla devam edeceği mesajıyla sona erdi.
