Ekmekle barışın: Uzmanından "aç kalarak zayıflama" uyarısı

Kilo verme sürecinde ekmeği tamamen hayatından çıkaranların hata yaptığını belirten Diyetisyen Hale Aslantaş, sürdürülebilir bir form için doğru beslenme ve yaşam tarzı alışkanlıklarının önemine dikkat çekti.

Sağlıklı bir şekilde forma girmek isteyen pek çok kişi, ilk iş olarak ekmeği sofrasından tamamen kaldırıyor. Ancak Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi Diyetisyeni Hale Aslantaş, bu yöntemin uzun vadede metabolizmaya zarar verdiğini ve başarısızlıkla sonuçlandığını belirtiyor. Aslantaş, vücudun bir matematik formülü değil, hayatta kalmaya odaklı biyolojik bir sistem olduğunu hatırlatarak, aç kalarak veya tek tip beslenerek yapılan diyetlerin sağlığı tehdit ettiğini vurguluyor.

Ekmekle barışın: Uzmanından "aç kalarak zayıflama" uyarısı

Metabolizmayı korumanın yolları

Kilo verme sürecinde kas kaybı yaşamamak için proteinin önemine değinen Aslantaş, yumurta, yoğurt, balık ve kuru baklagillerin tokluk hissini desteklediğini ifade ediyor. Özellikle kahvaltıyı atlayıp günü sadece kahveyle geçiştirmenin metabolizmayı yavaşlattığını belirten uzman isim, sebze ağırlıklı beslenmenin ve lifli gıdaların sindirimi düzenlediğini hatırlatıyor. Ayrıca, çoğu zaman açlık ile susuzluğun karıştırıldığını belirten Aslantaş, gün boyu yeterli su tüketiminin gereksiz atıştırmaların önüne geçeceğini belirtiyor.

Hareketli yaşam ve uyku düzeni

Zayıflama sürecinin sadece mutfakla sınırlı olmadığını belirten Diyetisyen Aslantaş, günlük hayata entegre edilecek küçük hareketlerin önemini vurguluyor. Asansör yerine merdiven kullanmak veya kısa yürüyüşler yapmak, enerji harcamasını artırırken stres seviyesini de düşürüyor. Kaliteli bir uyku düzeninin kilo kontrolü üzerindeki etkisine de dikkat çeken Aslantaş, yetişkinlerin günde 7-9 saat uyuması gerektiğini, yatmadan önce ekran ve kafein tüketiminden kaçınılması gerektiğini belirtiyor.

Ekmekle barışın: Uzmanından "aç kalarak zayıflama" uyarısı

Tatlı krizlerine karşı 20 dakika kuralı

Ani gelişen tatlı isteklerinin genellikle duygusal açlıktan kaynaklandığını ifade eden Aslantaş, vatandaşlara mutfağa yönelmeden önce "Gerçekten aç mıyım?" diye sormalarını öneriyor. Kriz anında 20 dakika beklemek, nefes egzersizi yapmak veya kısa bir yürüyüşe çıkmak, bu isteğin bastırılmasına yardımcı olabiliyor.

Ekmeği tamamen kesmek yerine türünü değiştirin

Toplumdaki en yaygın yanlışlardan birinin ekmeği tamamen bırakmak olduğunu yineleyen Aslantaş, "Ekmek düşmanınız değil, doğru türü seçmek önemli" diyor. Beyaz ekmek yerine tam buğday, çavdar veya siyez gibi kaliteli karbonhidratların, öğün başına 1-2 ince dilim şeklinde tüketilmesinin dengeli bir beslenme programının parçası olabileceğini belirtiyor. Son dönemde popüler olan zayıflama iğneleri hakkında da uyarıda bulunan Aslantaş, bu ilaçların tek başına çözüm olmadığını, egzersiz ve doğru beslenme olmadan ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini hatırlatıyor.

İLGİLİ HABERLER