Türk sinemasının altın döneminde 40’tan fazla yapımda kamera karşısına geçen, Yılmaz Güney’den Türkan Şoray’a kadar pek çok dev isimle aynı seti paylaşan Oktay Gürsel, bugün Muğla’nın Marmaris ilçesinde huzurlu bir emeklilik yaşıyor. 1960’lı yılların macera ve fantastik sinemasına damga vuran Gürsel, sporculuktan oyunculuğa uzanan ilginç yaşam öyküsünü ve Yeşilçam’ın perde arkasında kalan gerçeklerini paylaştı.

Atletizm pistlerinden beyaz perdeye
1942 Gaziantep doğumlu olan Gürsel, sinemaya adım atmadan önce başarılı bir sporcuydu. Gaziantep Lisesi’nde başladığı atletizm kariyerini Galatasaray formasıyla taçlandıran Gürsel, çekiç ve disk atma branşlarında Türkiye birinciliklerine ulaştı. Sanat dünyasına girişi ise Hüseyin Peyda ile tanışmasıyla gerçekleşti. 1964 yılında "Cilalı İbo ve Kırk Haramiler" filmiyle başlayan oyunculuk serüveni, güçlü fiziği sayesinde macera filmlerinin aranan yüzü olmasını sağladı.
Kilink karakterinin ilk sahibi
Sinema tarihinin en ikonik karakterlerinden biri olan Kilink’i canlandıran ilk isim olduğunu vurgulayan Gürsel, o günleri şu sözlerle anımsıyor: "Yönetmen Nuri Akıncı bana teklif getirdiğinde, yüzümün kapalı olacağını ancak herkesin beni ismimle tanıyacağını söylemişti. İskelet kostümüyle oynamak o dönem için cesaret isteyen bir işti." Gürsel, bu rolün kariyerindeki en önemli dönüm noktalarından biri olduğunu belirtiyor.

Almanya yılları ve hatıraların kaybı
1970’lerin başında Almanya’ya yerleşen ve burada da çeşitli televizyon projelerinde yer alan Gürsel, yabancı bir dilde oynamanın zorluklarını yoğun çalışma disipliniyle aştığını ifade etti. 2010 yılında Türkiye’ye kesin dönüş yapan oyuncu, taşınma sürecinde sporculuk yıllarına ait madalyalarını, kupalarını ve pek çok kıymetli fotoğrafını kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyor.
Genç oyunculara eğitim vurgusu
56 yıllık hayat arkadaşı Lütfiye Gürsel ile birlikte yaşamını sürdüren usta oyuncu, yeni nesil oyunculara ise "Sadece yetenek ve sevgi yeterli değil, mutlaka eğitimlerini tamamlamalılar" tavsiyesinde bulunuyor. Yeşilçam’ın parlak ışıklarının ardındaki maddi zorluklara da değinen Gürsel, bugün hayatta olmayan eski çalışma arkadaşlarına rahmet dileyerek sözlerini noktaladı.