Muğla’nın Marmaris ilçesinde, modern hayatın getirdiği tüm kolaylıklara rağmen, Yörük kültürünün en ilginç ve zorlu geleneklerinden biri olan "denizden keçi göçü" yaşatılmaya çalışılıyor. Söğüt Mahallesi’nde ikamet eden Tanju Varol ve beraberindeki az sayıdaki üretici, karayolu bağlantısı bulunmayan kışlaklara ulaşmak için her yıl iki kez tekneleriyle mavi sulara açılıyor.

Bölgedeki coğrafi şartların hayvancılık yapmayı oldukça güçleştirdiğini belirten Varol, özellikle yaz aylarında yaşanan su sıkıntısı nedeniyle keçileri teknelerle köye taşıdıklarını, gebelik dönemlerinde ise hayvanları yeniden adadaki kışlaklarına geri götürdüklerini ifade ediyor. Yaklaşık 35 yıldır bu mesleği icra eden Varol, hem denizciliği hem de çobanlığı bir arada yürüterek dedelerinden devraldığı mirası koruma gayreti içinde.
Deniz Yolculuğu Bir Zorunluluk Değil, Yaşam Biçimi
Geçmişte kürek ve yelkenli teknelerle yapılan bu zorlu yolculuğun, günümüzde motorlu teknelerle daha güvenli hale geldiğini vurgulayan Varol, meteorolojik verileri de yakından takip ettiklerini belirtiyor. Hayvanların bu yolculuğa alıştığını ve teknede herhangi bir tedirginlik yaşamadıklarını söyleyen Varol, "Bizim bulunduğumuz bölge bir yarımada ve ulaşım için tek çare deniz. Bu işi sadece mecburiyetten değil, bir yaşam biçimi olarak benimsediğimiz için bırakamıyoruz" diyor.
Turizmin gelişmesiyle birlikte bölgedeki geleneksel hayvancılığın neredeyse yok olma noktasına geldiğine dikkat çeken Varol, bu kadim kültürü sürdürmek isteyenler için teşvik ve desteğin şart olduğunu savunuyor. Sadece hayvan sahibi olmanın yetmediği, aynı zamanda denizcilik bilgisi ve dağ yaşamına hakimiyet gerektiren bu zorlu mesleğin, yeni nesiller tarafından devam ettirilmesi ise oldukça güç görünüyor. Varol, atalarından kalan bu kültürü elinden geldiğince yaşatmaya kararlı olduğunu sözlerine ekliyor.
