Muğla’nın bereketli toprakları ve denizleri küresel pazarda yükselişte

Ege’nin ihracat üssü Muğla, su ürünlerinden madenciliğe uzanan geniş bir yelpazede ülke ekonomisine güç katıyor. Bölge genelindeki ihracat rakamları ise 1,6 milyar dolar sınırını aşarak istikrarlı büyümesini sürdürüyor.

Türkiye’nin dış ticaretinde stratejik bir rol üstlenen Muğla, özellikle tarım, hayvancılık ve yer altı kaynaklarıyla dikkatleri üzerine çekiyor. Kentin sahip olduğu üretim kapasitesi, sadece yerel ekonomiyi değil, Ege Bölgesi’nin genel ihracat performansını da yukarı taşıyor. Zeytin ve zeytinyağı gibi geleneksel ürünlerin yanı sıra su ürünleri ve madencilik sektörü, Muğla’nın dış ticaret dengesinde kritik bir ağırlığa sahip.

Muğla’nın bereketli toprakları ve denizleri küresel pazarda yükselişte

Ege İhracatçı Birlikleri tarafından açıklanan ağustos ayı verileri, bölgenin ihracat hacmindeki artış trendini gözler önüne serdi. Geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 6’lık bir büyüme kaydeden Ege Bölgesi, toplamda 1 milyar 605 milyon dolarlık bir ihracat başarısına imza attı. Özellikle su ürünleri ve hayvansal mamuller kategorisi, yüzde 11’lik artışla 175 milyon dolara ulaşarak bölge ihracatının parlayan yıldızı oldu. Madencilik sektörü ise yüzde 38 gibi dikkat çekici bir yükselişle 148 milyon dolarlık ihracat hacmine ulaştı.

Muğla’nın bereketli toprakları ve denizleri küresel pazarda yükselişte

Küresel ticarette yeni rotalar ve hedefler

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, ağustos ayında 185 farklı ülke ve gümrüklü bölgeye ulaştıklarını belirterek, 87 ülkeye yönelik ihracatın artırıldığını vurguladı. Almanya, ABD ve İspanya’nın ana pazarlar olma özelliğini koruduğunu ifade eden Öztürk, Avrupa Birliği’ne yapılan satışların yüzde 6 artışla 764 milyon dolara yükseldiğini belirtti.

Toplam ihracatta AB’nin payının yüzde 53 seviyesine ulaştığını kaydeden Öztürk, son bir yıllık verilerde 19 milyar dolar barajının ilk kez aşılarak 19 milyar 129 milyon dolara ulaşıldığını açıkladı. Mevcut yüzde 4’lük artışın bölgenin gerçek potansiyelini yansıtmadığını savunan Öztürk, ekonomik büyümeye daha fazla katkı sağlamak adına çift haneli büyüme oranlarının hedeflenmesi gerektiğinin altını çizdi.

İLGİLİ HABERLER