Jeotermal enerjide 10 milyar dolarlık hedef: Yatırımcı bürokraside hız bekliyor

Türkiye'nin 2035 yılı enerji vizyonu kapsamında jeotermal kurulu gücünü 4 bin 500 megavata çıkarma planı, sektörde heyecan yarattı. Yatırımcılar, dev projelerin önündeki zaman kaybını önlemek için rüzgar ve güneş enerjisinde başarıyla uygulanan kolaylaştırıcı izin sisteminin hayata geçirilmesini talep ediyor.

Türkiye, yenilenebilir enerji kaynakları arasında baz yükü sağlayan jeotermal enerjide kapasitesini iki buçuk katına çıkarmayı hedefliyor. Mevcut 1.800 megavatlık kurulu gücünü, önümüzdeki on yıl içinde 4 bin 500 megavata ulaştırmayı planlayan sektör, bu hedefe ulaşmak için yaklaşık 10 milyar dolarlık bir yatırım hacmini harekete geçirmeye hazırlanıyor. Ancak bu büyük dönüşümün önündeki en büyük engel olarak bürokratik süreçler ve mükerrer izinler gösteriliyor.

Jeotermal enerjide 10 milyar dolarlık hedef: Yatırımcı bürokraside hız bekliyor

Bürokraside sadeleşme çağrısı

Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, sektörün çevre mevzuatına tam uyum sağladığını belirterek, taleplerinin yasal bir ayrıcalıktan ziyade operasyonel bir hızlanma olduğunu ifade etti. Kındap, rüzgar ve güneş enerjisi projelerinde kamuoyunda "süper izin" olarak bilinen kolaylaştırıcı mekanizmaların, jeotermal sahalarda da uygulanması gerektiğini vurguladı.

Yatırımcıların; Enerji, Tarım, Çevre ve Sanayi gibi birçok farklı bakanlık nezdinde aynı işlemler için defalarca temas kurmak zorunda kaldığını belirten Kındap, bu durumun ciddi bir zaman kaybına yol açtığını kaydetti. Kındap, "Talebimiz, mükerrer işlemlerin ortadan kaldırılması ve izin süreçlerinin eşgüdümlü bir şekilde yürütülerek yatırımın önünün açılmasıdır" dedi.

Jeotermal enerjide 10 milyar dolarlık hedef: Yatırımcı bürokraside hız bekliyor

Yatırım süresi kısalabilir

Sektörün mevcut yapısında bir santralin devreye alınma süresi en iyi ihtimalle 3,5 ile 4 yıl arasında değişiyor. Kındap, izin süreçlerinde beklenen sadeleşmenin gerçekleşmesi durumunda, bu sürenin 2 ile 3 yıla kadar düşebileceğini öngörüyor. Türkiye'nin 2053 net sıfır emisyon vizyonuna ulaşması için jeotermalde en az 10 bin megavatlık bir kapasiteye ihtiyaç duyulduğunu hatırlatan Kındap, yatırımcıların bu hedefe ulaşmak için gereken finansal ve teknik kapasiteye sahip olduğunu belirtti.

Ayrıca, 2023 yılında YEKDEM kapsamında teşvik süresinin 10 yıldan 15 yıla çıkarılmasının sektör için stratejik bir kazanım olduğunu ifade eden Kındap, yapı ruhsatları gibi kritik izinlerin tek bir bakanlık çatısı altında toplanmasının, Türkiye'nin enerji bağımsızlığı hedeflerine büyük katkı sağlayacağını sözlerine ekledi.

İLGİLİ HABERLER