Manisa’nın mekânsal geleceğini belirlemek ve kentsel gelişim stratejilerine bilimsel bir zemin hazırlamak amacıyla düzenlenen Manisa Merkez Mekânsal Gelecek Sempozyumu, iki gün süren yoğun bir programla tamamlandı. Akademisyenlerin, belediye yetkililerinin ve meslek odası temsilcilerinin bir araya geldiği etkinlikte, kentin 1989 yılından bu yana bekleyen kapsamlı nazım imar planı ihtiyacı ve geleceğe dönük atılması gereken adımlar detaylandırıldı.

Sanayi ve tarım dengesi masada
Sempozyumun açılışında konuşan Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, sanayileşmenin getirdiği nüfus artışının kent üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Sanayi ve tarımın birbirine rakip değil, kentin kalkınmasını sağlayan iki temel sütun olduğunu vurgulayan Deste, "Amacımız, sanayi hamlelerini yaparken tarım topraklarımızı ve yeşil dokumuzu koruyarak gelecek nesillere kimlikli bir şehir bırakmaktır" ifadelerini kullandı.

Afetlere dirençli kentleşme hedefi
Etkinliğin ikinci gününde odak noktası, iklim değişikliği ve afet riskleri oldu. Prof. Dr. Azime Tezer başkanlığında gerçekleştirilen oturumlarda, doğal eşiklerin korunması ve risk temelli yer seçimi gibi hayati konular ele alındı. Uzmanlar, Manisa’nın büyüme stratejilerinde eko-duyarlı havza yönetiminin ve afet sakınım planlamasının zorunluluk olduğunu belirtti.
Kapanış oturumunda değerlendirmelerde bulunan Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Pınar Mine Hacıalibeyoğlu, sempozyumda ortaya konulan akademik görüşlerin belediyenin gelecek vizyonu için bir yol haritası niteliğinde olduğunu ifade etti. Hacıalibeyoğlu, uzmanların sunduğu verilerin eksiklikleri gidermek ve daha dirençli bir Manisa inşa etmek adına önemli bir başlangıç noktası olduğunu vurguladı. Katılımcıların soru-cevap bölümleriyle aktif katkı sağladığı sempozyum, akademisyenlere teşekkür belgelerinin takdim edilmesiyle sona erdi.