weather
25°
Kentten Haber Yerel Tarihin tozlu sayfalarından dünya sahnesine: Kuşadası’nın kadim kalesi tescillendi

Tarihin tozlu sayfalarından dünya sahnesine: Kuşadası’nın kadim kalesi tescillendi

Binlerce yıllık medeniyetlere ev sahipliği yapan Kadıkalesi-Anaia Höyüğü, UNESCO’nun geçici listesine girerek uluslararası arenada hak ettiği değeri kazandı.

Tarihin tozlu sayfalarından dünya sahnesine: Kuşadası’nın kadim kalesi tescillendi

Aydın’ın turizm merkezi Kuşadası, topraklarının altında sakladığı binlerce yıllık mirası dünyaya duyurmayı başardı. Prehistorik çağlardan Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerine kadar kesintisiz bir yerleşim alanı olarak kullanılan Kadıkalesi-Anaia Höyüğü, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne resmen dahil edildi.

Tarihin tozlu sayfalarından dünya sahnesine: Kuşadası’nın kadim kalesi tescillendi

Çeyrek asrı aşkın süredir devam eden kazılar

Bölgede 26 yıldır aralıksız sürdürülen bilimsel kazı çalışmaları, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nden Doç. Dr. Suna Çağaptay öncülüğünde yürütülüyor. Höyükte yapılan incelemelerde, 12’nci yüzyıla ait bir Bizans kilisesi ile 5’inci yüzyıldan kalma, şifa kaynağı olduğuna inanılan kutsal bir ayazma gün yüzüne çıkarıldı. Kazı alanında bulunan çanak çömlekler, taş baltalar ve Hitit dönemine ait heykeller, bölgenin ne denli zengin bir kültürel birikime sahip olduğunu gözler önüne seriyor.

Tarihin tozlu sayfalarından dünya sahnesine: Kuşadası’nın kadim kalesi tescillendi

Uluslararası destek kapısı aralandı

UNESCO tescilinin bölge için bir dönüm noktası olduğunu belirten Kazı Başkanı Doç. Dr. Suna Çağaptay, bu gelişmenin hem koruma çalışmalarını güçlendireceğini hem de uluslararası sponsorluklara erişimi kolaylaştıracağını ifade etti. Çağaptay, "Geçici listeye girmek, buradaki kültürel varlıkların küresel ölçekte tanınması ve korunması adına dev bir adım" değerlendirmesinde bulundu.

Yerel yönetimden tam destek

Kuşadası Belediyesi adına süreci değerlendiren Başkan Vekili Tahsin Demirtaş ise belediye olarak kazı çalışmalarına sağlanan nakdi ve ayni yardımların kararlılıkla süreceğini vurguladı. Demirtaş, höyüğün turizme kazandırılmasının kentin marka değerini yükselteceğini ve tarihsel mirasa sahip çıkmanın temel sorumlulukları olduğunu belirtti. Bu tescil ile birlikte Türkiye’nin UNESCO listesindeki kültür varlığı sayısı da 81’e yükselmiş oldu.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız