İzmir’de toplu ulaşımın ana omurgasını oluşturan metro hatları, günün ilk ışıklarıyla birlikte binlerce yolcuyu ağırlamadan önce hummalı bir temizlik ve koruma sürecinden geçiyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri, yolcu trafiğinin tamamen durduğu gece saatlerinde yer altına inerek, halk sağlığını ön planda tutan stratejik bir operasyon yürütüyor.

Yer altı ağlarında bilimsel önlemler
Metro tünelleri, istasyonlar ve teknik alanlar; yüksek nem oranı ve sınırlı hava sirkülasyonu nedeniyle haşere oluşumuna zemin hazırlayabilecek mikro iklim özelliklerine sahip. Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığına bağlı Vektör Mücadele Birimi, bu durumu bir halk sağlığı meselesi olarak ele alıyor. Ekipler; drenaj kanallarından havalandırma boşluklarına, yürüyen merdiven sistemlerinden kablo kanallarına kadar tüm kritik noktaları tek tek tarıyor. Sadece mevcut hatlarda değil, yapımı süren metro şantiyelerindeki geçici su birikintilerinde de benzer önlemler alınarak, riskler henüz larva aşamasındayken bertaraf ediliyor.

Doğa dostu yöntemlerle tam koruma
Yürütülen çalışmalarda ekolojik dengeyi gözeten bir yaklaşım benimseniyor. Kimyasal yöntemler yerine, yalnızca hedef canlı üzerinde etkili olan ve Sağlık Bakanlığı onaylı biyolojik ürünler kullanılıyor. Bu sayede hem çevre sağlığı korunuyor hem de metro hattı, vatandaşların hiçbir olumsuzlukla karşılaşmayacağı steril bir ortama dönüştürülüyor. Sabahın ilk seferi başlamadan önce tamamlanan bu görünmez mesai, İzmirlilerin her gün güvenle kullandığı ulaşım ağının sağlıklı kalmasını sağlıyor.