weather
12°
Kentten Haber Sağlık Genetik miras kaderiniz değil: Meme kanserinde "risk yok" yanılgısına dikkat

Genetik miras kaderiniz değil: Meme kanserinde "risk yok" yanılgısına dikkat

Ailesinde kanser öyküsü bulunmayan kadınların kendilerini güvende hissetmemesi gerektiğini belirten uzmanlar, meme kanserinin çevresel ve biyolojik pek çok faktörle tetiklenebileceğine dikkat çekiyor.

Genetik miras kaderiniz değil: Meme kanserinde "risk yok" yanılgısına dikkat

Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında kritik uyarılarda bulunan Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Ömür Karakoyun Çelik, hastalığın sadece kalıtsal bir süreç olmadığını hatırlattı. Kanserin, vücuttaki hücrelerin zaman içinde kazandığı genetik hatalar ve çevresel etkileşimlerin bir sonucu olarak gelişebildiğini ifade eden Çelik, hiçbir ailevi yatkınlığı olmayan bireylerin de risk grubunda yer alabileceğini belirtti.

Hücrelerin yenilenme sürecinde meydana gelen DNA hasarlarının, bağışıklık sistemi tarafından her zaman bertaraf edilemediğini vurgulayan uzman isim, kontrolsüz çoğalan hücrelerin yıllar süren bir süreç sonunda tümöre dönüşebileceğini kaydetti.

Genetik miras kaderiniz değil: Meme kanserinde "risk yok" yanılgısına dikkat

Sağlıklı yaşamın kanseri tamamen engelleyemeyeceği gerçeği

Kanser gelişiminde bağışıklık sisteminin önemine değinen Prof. Dr. Çelik, stres, uykusuzluk ve sağlıksız beslenme gibi faktörlerin vücut direncini zayıflatabileceğini ancak bunların tek başına kanser sebebi sayılamayacağını ifade etti. Çelik, "Kanser tanısı alan birinin kendisine yeterince iyi bakmadığını düşünmek büyük bir yanılgıdır. Sağlıklı bir yaşam tarzı riski azaltmak için önemlidir ancak kanser, sağlıklı bireylerde de ortaya çıkabilir" değerlendirmesinde bulundu. Sigara ve alkol gibi alışkanlıkların ise meme kanseri riskini doğrudan artırdığı bilimsel verilerle destekleniyor.

Erken teşhis için tarama takvimi hayati önem taşıyor

Aile öyküsü olan kadınların genetik danışmanlık almasının önemine işaret eden Çelik, sadece anne tarafının değil, baba tarafından gelen genetik geçişlerin de göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. Özellikle BRCA1 ve BRCA2 mutasyonlarının risk faktörlerini ciddi oranda artırdığını belirten uzman, toplumun büyük bir kısmını oluşturan "ailesinde kanser öyküsü olmayan" kadınların da düzenli taramalarını aksatmaması gerektiğini söyledi.

Türkiye'deki ulusal tarama programına göre 40-69 yaş arası kadınların iki yılda bir mamografi çektirmesinin, elle hissedilemeyen küçük tümörlerin yakalanmasında en etkili yöntem olduğunu belirten Prof. Dr. Çelik, memede kitle, akıntı veya şekil bozukluğu gibi belirtiler fark edildiğinde vakit kaybetmeden hekime başvurulması gerektiğini sözlerine ekledi. Erken evrede yakalanan kanserin, memenin korunmasına ve tedavi sürecinin daha hafif atlatılmasına olanak tanıdığı hatırlatıldı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız