weather
35°
Kentten Haber Sağlık Eylül Güneşi Kalp Hastalarını Tehdit Ediyor: Uzman İsimden Hayat Kurtaran Öneriler

Eylül Güneşi Kalp Hastalarını Tehdit Ediyor: Uzman İsimden Hayat Kurtaran Öneriler

Sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyrettiği bugünlerde kalp ve damar hastaları için risk büyüyor. Kardiyoloji Uzmanı Dr. Buğra Karaaslan, tansiyon düşüklüğü ve sıvı kaybının kalbi yorduğunu belirterek, özellikle 11.00-17.00 saatleri arasında dışarı çıkılmaması konusunda kritik uyarılarda bulundu.

Eylül Güneşi Kalp Hastalarını Tehdit Ediyor: Uzman İsimden Hayat Kurtaran Öneriler

Yaz aylarını kavurucu sıcaklarla geçiren Türkiye, Eylül ayında da aynı tabloyla karşı karşıya. Termometrelerin mevsim normallerinin üzerinde seyretmeye devam etmesi, özellikle kronik rahatsızlığı bulunan vatandaşlar için ciddi sağlık risklerini beraberinde getiriyor. Acıbadem Bodrum Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Buğra Karaaslan, bu süreçte kalp ve tansiyon hastalarının alması gereken önlemleri anlattı.

Uzmanlar, sıcak havanın damarlar üzerinde doğrudan etkili olduğunu vurguluyor. Dr. Karaaslan, yüksek sıcaklıkların damarları genişlettiğini ve buna bağlı olarak tansiyonun ani şekilde düşebildiğini ifade etti. Aşırı terlemeyle birlikte vücuttan atılan sıvının, kalbin iş yükünü artırdığını belirten Karaaslan, bu durumun özellikle kalp-damar hastaları, hipertansiyon hastaları ve tansiyon ilacı kullanan bireyler için büyük tehlike oluşturduğunu söyledi.

Eylül Güneşi Kalp Hastalarını Tehdit Ediyor: Uzman İsimden Hayat Kurtaran Öneriler

Günün En Riskli Saatleri Belli Oldu

Dr. Buğra Karaaslan, sıcak çarpması ve tansiyon dalgalanmalarına karşı en kritik zaman diliminin öğle saatleri olduğuna dikkat çekti. Güneş ışınlarının dik açıyla geldiği 11.00 ile 17.00 arasında mecbur kalınmadıkça dışarı çıkılmaması gerektiğini belirten Karaaslan, bu saatlerde yapılacak ağır fiziksel aktivitelerden ve stresten kaçınılması gerektiğini aktardı. Uzman isim, risk grubundaki hastaların bu saatlerde gölge ve serin alanlarda bulunmalarının hayati önem taşıdığını kaydetti.

Kalp Hastalarında Sıvı Tüketimi Doktor Kontrolünde Olmalı

Sıcak havalarda bol su tüketiminin önemine değinen Dr. Karaaslan, ancak bu konuda her hasta için geçerli tek bir kural olmadığını vurguladı. Özellikle kalp yetersizliği teşhisi konmuş hastalarda aşırı sıvı alımının vücutta ödem oluşturabileceğini ve kalbi daha da zorlayabileceğini ifade eden Karaaslan, "Koroner arter hastalığı bulunan veya tansiyon ilacı kullanan kişiler sıcaktan ciddi şekilde etkilenebilir. Bol sıvı tüketimi önemlidir ancak kalp yetersizliği gibi sıvı kısıtlaması gereken hastalarda miktar mutlaka doktor önerisine göre belirlenmelidir" dedi. Ayrıca ilaçların düzenli kullanımının aksatılmaması ve kardiyoloji kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğini hatırlattı.

Güneşten Tamamen Kaçınmak da Zararlı

Dr. Karaaslan, vatandaşların güneşten tamamen kaçınmasının da doğru olmadığını belirtti. Vücudun D vitamini sentezi için güneşe ihtiyacı olduğunu hatırlatan uzman, günde yaklaşık 20 dakikalık kısa süreli güneşlenmenin faydalı olduğunu söyledi. Ancak güneşin en dik geldiği saatlerde uzun süre güneş altında kalınmaması gerektiğini ifade eden Karaaslan, deniz sonrası kısa süreli güneşlenmenin ardından mutlaka gölgeye geçilmesi tavsiyesinde bulundu.

Tatil Dönüşü Sendromuna Dikkat: Stres Kalbi Yoruyor

Tatil dönüşünün ardından başlayan yoğun iş temposunun da kalp sağlığını tehdit ettiğini dile getiren Dr. Karaaslan, artan stres ve uykusuzluğun vücuttaki kortizol seviyesini yükselterek kalp-damar hastalıkları riskini artırdığını söyledi. Tatilde kazanılan sağlıklı alışkanlıkların şehir hayatında da sürdürülmesi gerektiğini belirten Karaaslan, "Haftada en az 150 dakika tempolu yürüyüş yapmak, haftada iki gün kas güçlendirici egzersizler uygulamak, günde en az 7 saat uyumak ve stresi kontrol altında tutmak kalp sağlığını korumada büyük önem taşıyor" diye konuştu.

Kalp Dostu Beslenmenin Altın Kuralları

Beslenme alışkanlıklarının kalp sağlığı üzerindeki doğrudan etkisine de değinen Dr. Karaaslan, fast food tüketiminin ciddi risk oluşturduğunu belirtti. Evde hazırlanmış, karbonhidrat oranı düşük ve protein açısından dengeli bir beslenme düzeninin benimsenmesi gerektiğini ifade eden Karaaslan, düzenli egzersiz, kaliteli uyku ve sağlıklı beslenmenin bir arada uygulanması durumunda kalp-damar hastalıkları riskinin önemli ölçüde azalacağını sözlerine ekledi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız