weather
29°
Kentten Haber Sağlık Denge Kaybının Görünmeyen Yüzü: Uzmanlar 'Sessiz Migren' Konusunda Uyardı

Denge Kaybının Görünmeyen Yüzü: Uzmanlar 'Sessiz Migren' Konusunda Uyardı

Sürekli tekrarlayan baş dönmesi atakları, çoğu zaman kulak kaynaklı vertigo sanılıyor. Ancak nöroloji uzmanları, bu tablonun arkasında halk arasında 'sessiz migren' olarak bilinen vestibüler migrenin gizlenebileceğini ve bu durumun tedavi edilebilir olduğunu vurguluyor.

Denge Kaybının Görünmeyen Yüzü: Uzmanlar 'Sessiz Migren' Konusunda Uyardı

Baş dönmesi, toplumda en sık karşılaşılan sağlık sorunlarından biri olarak öne çıkıyor. Çoğu hasta bu şikayetle kulak burun boğaz polikliniklerine başvururken, uzmanlar göz ardı edilen bir ihtimale dikkat çekiyor: Ağrısız migren. Acıbadem Kent Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Nevin Çokpınar, baş dönmesinin sanıldığı gibi yalnızca vertigodan kaynaklanmadığını, altında yatan nedenin vestibüler migren olabileceğini belirtti. Dr. Çokpınar, bu tür şikayetlerin uzun süre devam etmesi halinde mutlaka bir nöroloji uzmanına danışılması gerektiğinin altını çizdi.

Hareket illüzyonu olarak tanımlanan vertigonun birçok farklı nedeni olabileceğini ifade eden Dr. Çokpınar, "Kişi, kendisinin ya da çevresindeki nesnelerin döndüğünü hisseder. Bu durum bazen ani bir şekilde ortaya çıkarken bazen de baş hareketleriyle tetiklenebilir. Kulak hastalıkları, nörolojik rahatsızlıklar ve damar tıkanıklıkları bu duruma yol açabilir. Ancak sıklıkla atlanan bir neden de migren hastası olsun ya da olmasın kişilerde görülebilen vestibüler migrendir" dedi.

Denge Kaybının Görünmeyen Yüzü: Uzmanlar 'Sessiz Migren' Konusunda Uyardı

Nöroloji Konsültasyonunun Önemi

Kulak burun boğaz muayenelerinde herhangi bir bulguya rastlanmadığında hastaların sıklıkla nöroloji bölümüne yönlendirildiğini aktaran Dr. Çokpınar, sürecin işleyişini şu sözlerle anlattı: "Hastaları biz değerlendiriyoruz. Beyinle ilgili organik bir patoloji bulamazsak, migren tanı kriterlerini sorguluyoruz. Ancak bazen hastalar kulak burun boğaz polikliniğinden sonra nörolojiye başvurmayabiliyor. Geçmeyen baş dönmesi yaşayan ve 'Sürekli teknede sallanıyormuşum hissi', 'Yer ayağımın altından kayıyor' ya da 'Yürürken başımı çevirdiğimde etraf sallanıyor' gibi tarifler yapan hastaların mutlaka bir nöroloji hekiminden görüş alması gerekiyor."

Şiddetli Vertigo Tanı Kriteri

Ağrısız migren tanısı koyabilmek için belirli kriterlerin arandığını dile getiren Dr. Çokpınar, vertigo şikayetinin günlük yaşamı aksatacak düzeyde orta ya da ileri şiddette olması gerektiğini söyledi. Hareket illüzyonunun kişiyi günlük hayatta fazlasıyla zorladığını belirten uzman, "Ancak günümüzde migren tedavisinde kullandığımız koruyucu ve atak tedavisine yönelik yeni ilaçlarla hastalarımızın bu şikayetlerine çözüm bulabiliyoruz" diye konuştu.

Denge Kaybının Görünmeyen Yüzü: Uzmanlar 'Sessiz Migren' Konusunda Uyardı

Atakların Süresi Tanı İçin Belirleyici

Vestibüler migren tanısında atakların süresinin ve tekrarlama sıklığının kritik önem taşıdığını vurgulayan Dr. Çokpınar, "Hastada vertigo ile birlikte migrende görülen bulantı, kusma, ışık ve sese karşı hassasiyet gibi belirtiler varsa ve bu ataklar en az 5 dakika, en fazla 72 saat sürüp en az 5 kez tekrarladıysa ağrısız migren ihtimali gündeme gelir. Klasik migren tipi baş ağrısının olması şart değildir. Bazen migren atakları yalnızca bu baş dönmesi semptomlarıyla kendini gösterebilir. Bu nedenle tanının mutlaka bir nörolog tarafından konulması gerekir" ifadelerini kullandı.

Genç Hastadan Tedavi Sonrası İyileşme Hikayesi

Baş ağrısı ve baş dönmesi şikayetleriyle hastaneye başvuran 21 yaşındaki Buse Sarıoğlu, yaşadığı süreci anlattı. Tedavi öncesinde çok sık ve yoğun baş dönmeleri ile göz kararmaları yaşadığını belirten Sarıoğlu, "Hastaneye başvurduğumda hekimimle tanıştık ve hemen tedavi sürecine başladık. Yaklaşık 3 aydır tedavi görüyorum ve şikayetlerim oldukça azaldı. Hekimimin kontrolünde ilaç tedavisi gördüm. Tedaviyle birlikte baş dönmelerim ve ataklarım durdu. Bu hastalığın varlığından daha önce haberim yoktu. Ağrısız migren, doğrudan baş dönmesi ve göz kararmasıyla ortaya çıkan bir durummuş. İnsan gözünü açamıyor, konuşamıyor ve sese tahammül edemiyor. Tedaviden sonra ataklarım çok seyrekleşti. Eskiden iki üç günde bir atak yaşarken, şu anda bu kadar sık olmuyor" dedi.

Günlük Hayata Dönüş

Tedavi sürecinin ardından günlük yaşamının büyük ölçüde normale döndüğünü ifade eden Sarıoğlu, "Göz kararması yaşadığım için çok fazla ışıkta duramıyor ve ekrana bakamıyordum. Artık bunların önüne geçtik, ekrana daha rahat bakabiliyorum ve göz kararmalarım bu kadar yüksek şiddette olmuyor. Eskiden ani hareketlerden kaçınıyordum, şimdi farkında olmadan ani hareket yapsam bile o göz kararmalarını eskisi gibi hissetmiyorum" açıklamalarında bulundu.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız