Günlük yaşamda halsizlik ve yorgunluk gibi şikayetlerle karşılaşıldığında ilk akla gelen çözüm genellikle eczaneden alınan demir ilaçları oluyor. Ancak uzmanlar, bu yaklaşımın her zaman doğru bir tedavi yöntemi olmadığını vurguluyor. Denizli Devlet Hastanesi Hematoloji Uzmanı Doç. Dr. Aysun Şentürk Yıkılmaz, aneminin tek başına bir hastalık değil, vücudun başka bir soruna karşı verdiği bir uyarı sinyali olduğunu belirtiyor.
Aneminin altında yatan nedenler oldukça çeşitlilik gösteriyor. Demir eksikliğinin yanı sıra B12 ve folat vitaminlerinin yetersizliği, kronik inflamasyon süreçleri, böbrek fonksiyon bozuklukları, bazı enfeksiyonlar ve kalıtsal kan hastalıkları da benzer tabloya neden olabiliyor. Özellikle ülkemizde sık görülen talasemi taşıyıcılığı, kan değerleri açısından demir eksikliği ile karıştırılabiliyor. Bu nedenle, kan tablosuna bakarak doğrudan demir tedavisine başlamak, yanlış bir teşhis ve tedavi sürecine kapı aralayabiliyor.
Nedenini Bulmak Tedaviden Daha Önemli
Erişkin bireylerde ortaya çıkan ve tekrarlayan demir eksikliği durumunda, sadece demir takviyesi yapmak sorunu kökten çözmüyor. Doç. Dr. Yıkılmaz, özellikle erkeklerde ve menopoz dönemindeki kadınlarda görülen açıklanamayan demir kayıplarında gastrointestinal sistemin detaylıca incelenmesi gerektiğini ifade ediyor. Kadınlarda ise yoğun adet kanamaları gibi faktörlerin göz ardı edilmemesi gerektiğinin altını çiziyor.
Tedaviye yanıt vermeyen, kilo kaybı, gece terlemesi veya lenf bezi büyümesi gibi ek belirtilerle seyreden kansızlık vakalarında mutlaka bir hematoloji uzmanına başvurulması gerekiyor. Unutulmamalıdır ki; aynı hemoglobin değerine sahip iki farklı hastanın tedavi planı, altında yatan nedene bağlı olarak birbirlerinden tamamen farklı olabilir. Doğru iyileşme süreci, sadece kan değerini yükseltmekle değil, aneminin gerçek kaynağını teşhis etmekle başlar.