Aydın genelinde güz döneminin başlamasıyla birlikte bağlardan toplanan üzümler, geleneksel yöntemlerle şifalı bir besine dönüştürülüyor. Endüstriyel tesislerde üretilen pekmezlerin damaklarda bıraktığı tattan memnun kalmayan pek çok kişi, kendi mutfağının ihtiyacını karşılamak için kolları sıvadı. Özellikle Aydın’ın en köklü yerleşim merkezlerinden biri olan Karacasu’da, modern makinelerin yerini asırlar öncesinden kalma el emeği teknikler alıyor.

Eski Karacasu Belediye Başkanı Zeki İnal da bu kültürü yaşatan isimler arasında yer alıyor. Teknolojik gelişmelerin gıda üretimindeki hızına rağmen, geleneksel yöntemlerin hem sağlık hem de lezzet açısından rakipsiz olduğunu vurgulayan İnal, kendi pekmezini bizzat üretiyor. İnal, bu süreci sadece bir gıda üretimi değil, aynı zamanda bir mirasın korunması olarak görüyor.

Geleneksel Yöntemlerle Gelen Şifa
Kırsal bölgelerde kuşaktan kuşağa aktarılan pekmez üretim sürecini detaylandıran Zeki İnal, kendi bağlarından topladıkları üzümleri özel teknelerde ayakla sıkarak şıra haline getirdiklerini ifade etti. Elde edilen şıranın kalaylı kazanlarda kaynatılmasıyla üretilen pekmezin, tamamen organik ve gerçek bir şifa deposu olduğunu belirten İnal, şunları söyledi:
"Dedelerimizden ve ninelerimizden bize kalan bu üretim biçimini yaşatmak bizim görevimiz. Her yörenin pekmezi kendine özgü bir karakter taşır. Bizim ürettiğimiz pekmez, vücut direncini artırmasının yanı sıra mide hastalıkları ve ülsere karşı koruyucu bir etkiye sahip. Ayrıca astım, bronşit gibi solunum yolu rahatsızlıklarında ve kış aylarında soğuğa karşı vücudu güçlendirmede oldukça etkili bir besin kaynağıdır."