Denizli'nin Tavas ilçesinde bulunan Kızılcabölük Mahallesi, köklü bir kültürel mirası yaşatmanın gururunu yaşıyor. Yaklaşık altı buçuk asırdır devam eden Çarpına Pekmezi üretimi, bölge halkının bağ bozumu döneminde bir araya gelmesiyle yeniden hayat buluyor. Modern dünyanın hızına inat, mahalle sakinleri imece usulü çalışarak hem geleneklerini koruyor hem de sosyal bağlarını güçlendiriyor.

Üretim sürecinde dayanışma ruhu
Üretim maratonu, bağlardan özenle toplanan üzümlerin çarpınalara taşınmasıyla başlıyor. Sürecin her aşamasında komşular birbirine destek vererek iş yükünü paylaşıyor. Mengenelerde sıkılarak suyu çıkarılan üzümler, şıra haline getirildikten sonra ilk aşama olan ön kaynatma işlemine alınıyor. Bu noktada kullanılan aktoprak, üzüm suyundaki tortuların ve çekirdek kalıntılarının dibe çökmesini sağlayarak karışımın berraklaşmasına yardımcı oluyor.

Odun ateşinde dört saatlik emek
Dinlendirilen ve süzülen şıra, dığan adı verilen devasa kaplara aktarılarak odun ateşinde pişirilmeye başlanıyor. Yaklaşık dört saat süren bu zahmetli ve sabır gerektiren pişirme sürecinin ardından, şıra kıvam alarak geleneksel pekmeze dönüşüyor. Elde edilen ürün, bir gün boyunca dinlenmeye bırakıldıktan sonra ambalajlanarak kış aylarında tüketilmek üzere hazır hale getiriliyor. Kızılcabölük halkı, bu yöntemle sadece bir gıda maddesi üretmekle kalmıyor, aynı zamanda atalarından miras kalan kültürel dokuyu gelecek nesillere aktarıyor.