Anadolu’nun kadim kültürünü yansıtan ve UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde koruma altına alınan Sudan Koyun Geçirme ve Çoban Bayramı, Denizli’nin Çal ilçesinde yeniden hayat buluyor. Aşağıseyit Mahallesi’nde asırlardır kesintisiz sürdürülen bu özel etkinlik, sadece bir çoban bayramı değil, aynı zamanda tarihin tozlu sayfalarında kalmış hüzünlü bir sevda öyküsünün de nişanesi olarak kabul ediliyor.

Efsaneye göre, Karakoyunlu Aşireti’nden bir çoban ile Oğuz beyinin kızı arasındaki imkansız aşk, bölgenin en önemli kültürel değerlerinden birinin doğuşuna vesile oldu. Beyin, koyunlara tuz yedirip onları nehirden geçirmesi şartını yerine getiren çobanın, tüm çabalarına rağmen sevdiğine kavuşamamasıyla sonuçlanan bu dramatik hikaye, bugün Büyük Menderes Nehri’nin sularında yaşatılıyor.

Geleneksel ritüellerin merkezi
22-23 Ağustos tarihlerinde gerçekleşecek olan organizasyon, çobanların sürüleriyle kurdukları sarsılmaz bağı gözler önüne serecek. Büyük Menderes Nehri’nin serin sularında gerçekleştirilecek olan yarışmalarda, çobanlar sürülerini karşı kıyıya geçirmek için kıyasıya mücadele ederken, izleyiciler de asırlık bir geleneğin heyecanına ortak olacak.
Aşağıseyit Mahallesi Muhtarı Saffet Oğuz, bu etkinliğin sadece bir yarışma değil, aynı zamanda sonsuz bir sevdanın hatırasını yaşatma çabası olduğunu vurguladı. Bölgenin kültürel dokusunu yerinde görmek ve bu eşsiz atmosferi deneyimlemek isteyen herkesi Çal ilçesine davet eden Oğuz, etkinliğin gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekti. Binlerce ziyaretçinin beklendiği festivalde, çobanların sürü yönetimindeki ustalıkları ve renkli görüntüler izleyenlere unutulmaz anlar yaşatacak.