weather
32°
Kentten Haber Gündem Gülistan Doku dosyasında 108 kişi hakkında işlem talebi, örtbas iddiaları gündemde!

Gülistan Doku dosyasında 108 kişi hakkında işlem talebi, örtbas iddiaları gündemde!

Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku'nun kaybolma davasında soruşturmalar genişliyor. Avukat Ali Çimen, kamu görevlilerini içeren 108 kişilik liste sundu ve örtbas iddialarına dikkat çekti. Sonel'in de aralarında olduğu 17 kişi gözaltına alındı.

Gülistan Doku dosyasında 108 kişi hakkında işlem talebi, örtbas iddiaları gündemde!

Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku'nun 5 Ocak 2020'de Dersim'de kaybolması ve öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturmada, avukat Ali Çimen'in savcılığa sunduğu 108 kişilik liste dosyanın boyutunu genişletti. Çimen, listede yer alan kişiler arasında kamu görevlilerinin de bulunduğunu ve en az 30'u hakkında kesin işlem yapılması gerektiğini söyledi.

Evrensel'den Elif Turgut'a konuşan Çimen, 6 Ocak 2020'de ailenin şikâyetiyle açılan dosyanın Ağustos 2024'e kadar geçen sürecini "sistematik olarak gerçekleşmiş bir örtbas faaliyeti" olarak nitelendirdi. Çimen bu dönemde delillerin karartıldığını, yeni deliller oluşturularak dosyanın intihar yönüne çekilmeye çalışıldığını ve dosyaya sahip çıkanların sindirildiğini öne sürdü.

Dönemin baş şüphelisi Zaynal Abarakov'un, dönemin valisi tarafından yurt dışına çıkarıldığını aktaran Çimen, dönemin İl Emniyet Müdürü ve İl Asayiş Şube Müdürü tarafından Abarakov'a soruşturulmama güvencesi verildiğinin iddia edildiğini belirtti. Dersim Kadın Platformu'nun mücadelesi sonrası Abarakov'un Türkiye'ye getirildiğini ifade etti.

Nisandan bu yana peş peşe operasyonlar

Dosyada Ağustos 2024'te başsavcının değişmesiyle etkili bir soruşturma sürecinin başladığını anlatan Çimen, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in şüpheli olarak dosyaya eklenmesi için 24 Ocak 2024'te yazılı talepte bulunduklarını söyledi.

Soruşturma kapsamında ilk operasyon 14 Nisan 2026'da yapıldı. 17 kişi gözaltına alınırken 12 kişi tutuklandı. Sonel hakkında da işlem başlatıldı ve 17 Nisan'da Erzurum'da gözaltına alındıktan sonra tutuklandı.

21 Temmuz'da gerçekleştirilen ikinci dalga operasyonda Sonel'in eşi ile Çimen'in "siber çetenin Ankara ayağı" diye tanımladığı kişiler gözaltına alındı. Aynı tarihte Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı, örtbas iddialarının sağlık boyutuna yönelik operasyonda 10 kişiyi gözaltına aldı.

Savcılık 'karanlık bir ilişki ağı' dedi

23 Temmuz'da beş kişi hakkında daha işlem yapıldı. Çimen, Şükrü Eroğlu, Gökhan Ertok ve Tuncay Sonel'in zaten tutuklu olduğunu, diğer iki kişinin Ankara'daki siber yapılanmanın üyesi olduğunun öne sürüldüğünü ve birinin tutuklandığını aktardı.

Operasyonun, Sonel'in cep telefonunda ele geçirilen ve Doku soruşturmasıyla ilgili olmayan deliller üzerine yapıldığını belirten Çimen, Sonel'in Ordu Valisi olduğu dönemde eleştirel paylaşım yapan bir kişiyi Ankara'daki siber yapılanmaya bildirdiğini ileri sürdü. Çimen, o kişinin sahte operasyonla alıkonulduğunu, işkence gördüğünü ve teşhir edildiğini, eve dinleme cihazı yerleştirildiğini ve onayı Sonel'in verdiğinin tespit edildiğini söyledi.

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının tutuklamaya sevk yazısında "karanlık bir ilişki ağı" ile "kamu gücünün mutlak bir kanunsuzlukla kullanılmasından" söz edildiğini aktaran Çimen, bunun ceza hukuku açısından "suç örgütü" kavramını gündeme getirdiğini ifade etti.

108 kişilik liste savcılıkta

27 Temmuz'da emniyet boyutuna yönelik operasyonda dönemin İl Asayiş Şube Müdürü ile bazı kişiler gözaltına alındı. Çimen, 19 kişi hakkında işlem başlatıldığını ve 12'sinin tutuklandığını söyledi.

Operasyonu örtbas iddialarının emniyet ayağına ilişkin "ilk dalga" olarak niteleyen Çimen, soruşturma kapsamında 108 kişilik listeyi sunduklarını açıkladı. "Bizim 108 kişilik bir listemiz var ve bunların en az 30'u hakkında kesin olarak işlem yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Bunlar arasında dönemin İl Emniyet Müdürü de var. Hâlen aktif görevde" diye konuştu.

Çimen, Dersim'i yüksek kalitede görüntüleyen ve doğrudan Emniyet Müdürü'ne bağlı olduğu söylenen "K kameraları"nın 7 Ocak 2020'de değiştirildiğini belirterek, "O gün kenti gören kameralar kör ediliyor" dedi. Aselsan'dan gelen yanıtın o tarihte bakım ya da çalışma yapılmadığını gösterdiğini söyledi.

'Birinci amacımız Gülistan'a ulaşmak'

Soruşturmadaki önceliklerinin Gülistan Doku'ya ulaşmak olduğunu vurgulayan Çimen, dosyada "Gizli Tanık Şubat" ve "Gizli Tanık Duman"ın anlatımlarının bulunduğunu belirtti. "Aslında Gülistan Doku'nun yerini bilenlerin kim olduğu dosyada belli. Bunlara ilişkin ceza mahkemesi işlemleri yapılır ve bu süreç kararlı bir şekilde uygulanırsa, bu kişilerin Gülistan Doku'nun yerini söylememesi mümkün değil" ifadelerini kullandı.

Çimen, mal varlıklarına ilişkin olarak Tuncay Sonel'in eşinin aylık gelirini 900 bin TL beyan ettiğini, 15 yıllık polis memuru Şükrü Eroğlu adına 16 taşınmaz bulunduğunu belirtti. Sonel'in İstanbul'daki bir projede yer alan taşınmazın önce Eroğlu adına yapıldığını, ardından Sonel ailesine geçtiğini öne sürdü.

Baraj gölündeki aramalara da değinen Çimen, 7 Ocak 2020'de Elazığ Emniyeti'nden gelen dalgıçların suyun 14 metre altında Gülistan Doku'ya ait el yazısıyla yazılmış kâğıdı sağlam bulduğunu anlattı. Doku'nun köprüdeki "son görüntüsü" olarak servis edilen kayıtta yüzünün görünmediğini ve çömelmiş vaziyette olduğunu söyleyen Çimen, bir vatandaşın beyanında Doku'nun 10 saniye sonra ayağa kalktığının ifade edildiğini, ardından suya düşen nesne izlenimi yaratıldığını savundu.

İki başsavcılık soruşturuyor

Çimen, soruşturmanın Tunceli ve Erzurum Cumhuriyet Başsavcılıklarınca iki ayrı koldan yürütüldüğünü belirtti. Olayın oluşumuyla ilgili ciddi bilgilere sahip olduğu belirtilen Umut Altaş'ın firari olması nedeniyle iddianame için süre beklenebileceğini ifade etti.

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturmasının 17 Nisan 2026'da başladığını ve erken aşamada olduğunu söyleyen Çimen, zaman aşımı tehlikesi olan görev suçlarında ayırma yapılabileceğini aktardı. Şüphelilerin baz verileri incelenirken, gittikleri şüpheli noktalarda JAK ve JASAT ekiplerinin arama yaptığını da sözlerine ekledi.

Altı yıllık süreçte ailenin ve öğrencilerin eylemleri nedeniyle soruşturma ve cezalarla karşı karşıya kaldığını anlatan Çimen, Gülistan Doku'nun annesi Bedriye Doku'ya barışçıl gösteriye katıldığı için para cezaları verildiğini, beş üniversite öğrencisinin yurttan atıldığını söyledi. Kendisine de "Suya düşen nesne yok, intihar tezi çöktü" açıklaması nedeniyle soruşturma açıldığını belirten Çimen, "Amaç, Gülistan Doku soruşturmasındaki örtbas karşısında duran kişileri sindirmekti, konunun basında yer almasını engellemekti" dedi.

Operasyonlar Dersim, Ankara, İstanbul, Elazığ, Malatya, İzmir, Antalya, Bursa, Eskişehir, Kayseri, Aydın, Diyarbakır, Erzincan, Çanakkale, Ordu, Isparta, Bilecik ve Nevşehir olmak üzere 18 ile yayıldı. Gözaltına alınanlar arasında polisler, sağlık çalışanları, bilişim uzmanları ve korucular da bulunuyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız