Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda kabul edilen yeni yasal düzenlemeler, çocukların suça karışmasını engellemek adına daha sert tedbirleri beraberinde getirdi. Özellikle 12-18 yaş grubundaki çocukların karıştığı şiddet olaylarının artış göstermesi, yasal yaptırımların yanı sıra toplumsal sorumluluğu da yeniden gündeme taşıdı. Etik ve Toplumsal Değerler Uzmanı Prof. Dr. Esra Akın, yasal düzenlemelerin caydırıcılığının önemli olduğunu ancak asıl çözümün çocukların suça yönelmesini engellemekten geçtiğini belirtti.
Çocukların şiddet eğiliminin bir gecede oluşmadığını, bunun uzun bir sürecin sonucu olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akın, "Bir çocuk birdenbire saldırganlaşmaz. Eğer bir çocuk şiddete başvuruyorsa, bu durumun arkasında aylar süren bir ihmal ve gözden kaçırılmış sinyaller vardır" değerlendirmesinde bulundu.
Aile ve okul iş birliği şart
Prof. Dr. Akın, çocukların gelişiminde aile, okul ve toplum sacayağının önemine değinerek, ebeveynlerin çocuklarını her alanda yakından takip etmesi gerektiğini ifade etti. Özellikle evdeki kesici, delici aletlerin veya silahların çocukların ulaşabileceği yerlerde muhafaza edilmesinin doğrudan ailenin sorumluluğunda olduğunu vurgulayan Akın, şu uyarılarda bulundu:
"Evlatlarımızın internetteki faaliyetlerinden, fiziksel olarak edindikleri araç gereçlere kadar her şeyden aile sorumludur. Devlet, sosyal medya kullanımı ve çocukların korunması noktasında çok ciddi yaptırımlar getirdi. Ancak devletin müdahale etmesine gerek kalmadan, ailelerin gözetim görevini eksiksiz yerine getirmesi gerekiyor. Hamile eşin terk edilmesinden, çocuğun uygunsuz ortamlarda bulunmasına kadar her türlü ihmal, yasal olarak karşılığını bulacaktır."
Öğretmenlerin rolü hayati önem taşıyor
Prof. Dr. Akın, ailelerin yanı sıra öğretmenlerin de gözlemci rolünün altını çizdi. Sınıf öğretmenlerinin, öğrencilerin davranışlarındaki sıra dışı değişimleri fark etmesinin şiddeti önlemede kritik bir aşama olduğunu belirten Akın, "Okul, çocuğun en çok vakit geçirdiği ikinci yuvasıdır. Öğretmenlerimiz, çocuktaki normalden sapan tutumları vakit kaybetmeden ilgili mercilere bildirmelidir. Şiddet bir sonuçtur; bizler bu sonuca giden yolları tıkamakla yükümlüyüz" dedi.