Türk siyasi tarihinin en çalkantılı dönemlerinden biri olan 27 Mayıs 1960 darbesi, üzerinden geçen 66 yıla rağmen etkilerini koruyor. Darbe sürecinin en çok tartışılan isimlerinden biri olan eski İçişleri Bakanı Dr. İsmail Namık Gedik’in naaşının, Ankara’dan alınarak İstanbul Topkapı’daki Adnan Menderes Anıt Mezarı’na nakledilmesi kararlaştırıldı. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Gedik’i "27 Mayıs zulmünün şehidi" olarak tanımlayarak, dönemin resmi kayıtlarına "intihar" olarak geçen ölüm olayına dair devletin farklı bir bakış açısı benimsediğini vurguladı.

Hekimlikten Bakanlık Koltuğuna Uzanan Kariyer
1911 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Namık Gedik, tıp eğitimini tamamladıktan sonra meslek hayatına Aydın’ın Çine ilçesinde hükümet tabibi olarak başladı. Bölge halkıyla kurduğu güçlü bağlar, onun sadece bir doktor değil, aynı zamanda yörenin sevilen bir ismi olmasını sağladı. Siyasi kariyerine 1950 seçimlerinde Demokrat Parti çatısı altında Aydın milletvekili olarak adım atan Gedik, kısa sürede Adnan Menderes’in en yakın çalışma arkadaşları arasına girdi. 1954-1955 ve 1958-1960 yılları arasında İçişleri Bakanlığı görevini yürüten Gedik, o dönemde iktidar ile muhalefet arasındaki sertleşen siyasi atmosferin en ön saflarında yer aldı.
Darbe Sonrası Gelen Şüpheli Ölüm
27 Mayıs 1960 sabahı darbeci subaylar tarafından gözaltına alınan Gedik, Ankara’daki Kara Harp Okulu’na götürüldü. Tutukluluğunun henüz ikinci gününde, 29 Mayıs 1960 tarihinde 49 yaşındayken hayata veda etti. Resmi makamlar tarafından "intihar" olarak duyurulan bu ölüm, ailesi ve yakın çevresi tarafından hiçbir zaman kabul görmedi. Aradan geçen 66 yılın ardından, Bakan Çiftçi’nin yaptığı açıklamalarla Gedik’in siyasi mirası ve vefatı üzerindeki tartışmalar yeni bir boyuta taşınmış oldu. Aydın’ın Çine ilçesinde bir caddeye ismi verilerek hatırası yaşatılan Gedik, şimdi ise Adnan Menderes’in yanında ebedi istirahatgahına uğurlanmaya hazırlanıyor.