Türkiye'nin tarımsal üretim üslerinden biri olan Manisa'nın Sarıgöl ilçesi, sofralık üzüm sezonunun en hareketli günlerini yaşıyor. Bölgenin simgesi haline gelen çekirdeksiz Sultaniye üzümünün yanı sıra, erkenci türler olan Trakya İlkeren ve Süperyol çeşitlerinde de hasat öncesi hazırlıklar tüm hızıyla devam ediyor. Çiftçiler, ürünlerini hem yurt içi hem de yurt dışı pazarlarında en yüksek kaliteyle sunabilmek için hummalı bir çalışma yürütüyor.

Bakım Sürecinde Titiz Yaklaşım
Bağ sahipleri, ürün kalitesini korumak adına tarımsal faaliyetleri büyük bir disiplinle yerine getiriyor. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü'nün belirlediği takvime sadık kalan üreticiler, B-Reçete Sistemi çerçevesinde ilaçlama süreçlerini yönetiyor. Bunun yanı sıra sulama, gübreleme, salkım düzenleme ve asma sürgünlerinin budanması gibi işlemler, üzümün gelişimini doğrudan etkilediği için büyük bir hassasiyetle gerçekleştiriliyor. Olumsuz hava koşullarının yaratabileceği risklere karşı ise bağlar, özel örtü sistemleriyle koruma altına alınıyor.

Ekonomik Değer ve İhracat Hedefi
Üretim maliyetlerindeki artışa rağmen kaliteden ödün vermediklerini belirten bağcılar, 7 gün 24 saat süren bir mesaiyle çalıştıklarını ifade ediyor. Sarıgöl genelinde 113 bin dekarlık alanda üretilen dokuz farklı sofralık üzüm çeşidinin yaklaşık yüzde 80'i, taze tüketim amacıyla iç ve dış pazarlara gönderiliyor. Geriye kalan yüzde 20'lik kısım ise kurutmalık olarak değerlendiriliyor. Ayrıca bölgede üretilen pekmez ve gün balı gibi yan ürünler de yöre ekonomisine önemli bir katma değer sağlıyor. Hasat dönemine kadar devam edecek olan bu yoğun bakım süreci, Sarıgöl üzümünün marka değerini korumak için büyük önem taşıyor.