Türkiye’nin 2027-2029 yıllarını kapsayan yeni ekonomik yol haritası, iş dünyasının gündemindeki yerini koruyor. TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Aydın Ticaret Odası Başkanı Hakan Ülken, açıklanan programın reel sektör için taşıdığı kritik öneme dikkat çekerek, özellikle 2027 yılının stratejik bir dönemeç olduğunu belirtti. Programın gerçekçi bir zemine oturduğunu ifade eden Ülken, seçim sonrası planlamaların ötesinde, yakın vadede sanayinin yaşadığı sıkışıklığın giderilmesinin öncelikli olması gerektiğini savundu.

Sanayideki durgunluk alarm veriyor
Üretim cephesindeki daralmanın yaklaşık 30 aydır devam eden PMI verileriyle de teyit edildiğini hatırlatan Ülken, istihdam hedeflerine ulaşılabilmesi için sanayideki bu gerilemenin acilen durdurulması gerektiğini ifade etti. Sıkı para politikalarının finansmana erişimi zorlaştırdığına değinen Ülken, büyüme rakamlarının tek başına yeterli olmadığını, büyümenin niteliğinin ve sanayiyi koruyacak adımların çok daha önemli olduğunu vurguladı.
KOBİ'ler için finansman çağrısı
İç talepteki yavaşlamanın şirketleri zorladığını belirten Ülken, KOBİ kredilerindeki kısıtlamaların esnetilmesi gerektiğini dile getirdi. Nakit akışındaki tıkanıklığın piyasayı daralttığını söyleyen Ülken, "Piyasayı biraz daha açmazsak işletmelerimiz ciddi bir dirençle karşılaşacak" uyarısında bulundu. Özellikle ihracatçı ve imalat sanayisi için Eximbank kredilerinin ve yatırım desteklerinin hayati önem taşıdığını belirten Ülken, istihdam üzerindeki mali yüklerin artırılmaması gerektiğinin de altını çizdi.
Yeşil dönüşüm için dış kaynak vurgusu
Konuşmasında dijital ve yeşil dönüşüm süreçlerine de değinen Ülken, Avrupa Birliği kaynaklarının etkin kullanımının ihracatın sürdürülebilirliği için zorunlu olduğunu belirtti. Ülken, "Avrupa finansmanını ve yurt dışı kanallarını doğru yönetemezsek, yeşil dönüşüm standartlarını yakalamamız ve ihracatımızı korumamız oldukça zor" diyerek, küresel rekabette geri kalmamak için bu kaynakların stratejik bir şekilde kullanılması gerektiğini sözlerine ekledi.