Manisa’nın Demirci ilçesi, tarımsal kimliğini 138 yıllık bir gelenekle taçlandırıyor. 1886 yılında Mora Yarımadası’ndan getirilen bir fideyle başlayan ve günümüzde bölgenin en önemli değerlerinden biri haline gelen Figani Efendi eriği, bu yıl da üreticisinin yüzünü güldürüyor. 2024 yılında Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaret ile tescillenen ürün, doğallığı ve kendine has aromasıyla dikkat çekiyor.

Zirai ilaç kullanılmadan, tamamen geleneksel yöntemlerle yetiştirilen erikler, ağustos ayının sonundan eylül ayı sonuna kadar süren hummalı bir çalışma ile toplanıyor. İlçedeki yaklaşık 12 bin ağaçtan elde edilen yıllık 200 tonluk rekolte, bölge ekonomisine ciddi bir katma değer sağlıyor.

Tescilli lezzetin yolculuğu
Üreticiler, hasat ettikleri ürünleri iki farklı şekilde değerlendiriyor. Toplanan eriklerin bir kısmı taze olarak doğrudan tüketiciye ulaştırılırken, bir kısmı ise güneşte kurutularak çerezlik olarak raflardaki yerini alıyor. Yöre halkı tarafından şifalı olduğuna inanılan bu özel erik türü, özellikle sindirim sistemi üzerindeki olumlu etkileriyle biliniyor.
Üretici Ramazan Akın, 55 yıllık tecrübesiyle bu eriğin sadece Demirci’nin toprak ve iklim yapısında gerçek kalitesine ulaştığını vurguluyor. Akın, farklı bölgelerde denenen fidanların aynı verimi vermediğini belirterek, "Bu ürün bizim toprağımızla bütünleşti. Ankara’dan çevre illere kadar geniş bir pazara hem yaş hem de kuru olarak gönderim yapıyoruz. Özellikle sindirim sorunu yaşayan vatandaşlarımızdan gelen yoğun talep, ürünümüzün değerini bir kez daha kanıtlıyor" dedi.
Hasat sürecinin iki aşamalı ilerlediğini ifade eden Akın, bu yıl kendi bahçesinden 2 ton civarında ürün beklediğini sözlerine ekledi. Coğrafi işaret tesciliyle koruma altına alınan Figani Efendi eriği, Demirci’nin tarımsal çeşitliliğini koruyarak gelecek nesillere aktarılmaya devam ediyor.