Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ), yeni akademik yılın açılışını oldukça anlamlı bir temayla gerçekleştirdi. Atatürk Kongre Merkezi'nde düzenlenen "Terörsüz Türkiye" başlıklı etkinlik, üniversite camiasını bir araya getirirken, güvenlik ve terör uzmanı Emekli İstihbarat Albayı Coşkun Başbuğ'un konuşmalarıyla dikkat çekti.
Programın açılışında söz alan ADÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Kent, üniversitelerin sadece akademik bilgi aktaran yerler olmadığını, aynı zamanda toplumsal huzurun ve milli birliğin inşasında da kilit rol oynadığını vurguladı. Kent, "Türkiye Yüzyılı" vizyonu doğrultusunda, ülkenin iç huzurunun dış politikadaki başarılarla doğrudan bağlantılı olduğunu ifade ederek, terörden arındırılmış bir Türkiye idealinin geleceğin en önemli teminatı olduğunu belirtti.

Ekonomik Kayıpların Boyutu
Söyleşide terörle mücadelenin sadece güvenlik boyutuyla değil, ekonomik yansımalarıyla da değerlendirilmesi gerektiğini savunan Coşkun Başbuğ, yıllardır süren mücadelenin maliyetine dair dikkat çekici bir veri paylaştı. Başbuğ, terörle mücadele operasyonları, lojistik destek ve savunma harcamaları için toplamda 2,5 trilyon dolar gibi devasa bir kaynağın kullanıldığını açıkladı.
Başbuğ, bu rakamın büyüklüğünü şu sözlerle kıyasladı: "Son 10 yılda Türkiye'nin dört bir yanında yapılan otoyollar, barajlar ve dev projeler için harcanan bütçenin toplamı 600 milyar dolar civarında. Biz terörle mücadele adına 2,5 trilyon doları harcadık. Eğer bu kaynak terörle mücadele yerine ülkenin kalkınmasına, refahına ve sanayisine aktarılsaydı, bugün çok daha farklı bir Türkiye tablosuyla karşı karşıya olurduk."

Toplumsal Birlik ve Fırat Kalkanı
Konuşmasında Türkiye'nin jeopolitik konumuna ve emperyalist güçlerin oyunlarına da değinen Başbuğ, Anadolu insanının zor zamanlarda sergilediği birlik ruhunun her türlü ayrıştırma çabasını boşa çıkardığını söyledi. Fırat Kalkanı Harekatı'nın bir dönüm noktası olduğunu belirten Başbuğ, bu operasyonun sadece bir sınır güvenliği hamlesi değil, aynı zamanda mazlum milletlerin emperyalizme karşı başkaldırısının sembolü olduğunu ifade etti.
Başbuğ, "Anadolu'da etle tırnak gibi birbirine geçmiş bir dokumuz var. Mezhepsel veya etnik kimlikler üzerinden yapılan tüm kışkırtmalara rağmen, milletimiz her defasında tek yürek olmayı başardı" diyerek toplumsal dayanışmanın önemini bir kez daha hatırlattı.