İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentsel dönüşüm ve altyapı çalışmalarıyla artan hafriyat toprağı yönetimi konusunda örnek bir modele imza atıyor. Egeşehir AŞ Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü bünyesinde yürütülen faaliyetlerle, inşaat atıklarının tarım arazilerine, dere yataklarına veya ormanlık bölgelere kontrolsüzce bırakılmasının önüne geçiliyor. Kentin doğasını korumak adına atılan bu adımlar, hem çevre kirliliğini engelliyor hem de yeraltı sularının korunmasına katkı sağlıyor.

Dijital denetimle tam kontrol
Hafriyat taşıyan araçlar, Hafriyat Yönetim Bilgi Sistemi üzerinden kayıt altına alınarak izleniyor. Kemalpaşa Sütçüler Depolama Sahası gibi aktif noktalarda plaka tanıma sistemleri ve kantar kameraları kullanılıyor. Araçların taşıdığı yükün içeriği, sisteme girilen bilgilerle eşleştirilerek titizlikle denetleniyor. Uygunsuz atık taşıyan araçlar sahaya kabul edilmeyerek geri çevriliyor. Çevre Koruma ve Kontrol Müdürü Sinem Çok, bu sistemin sadece kaçak dökümleri engellemekle kalmadığını, aynı zamanda kentin hafriyat verisini oluşturarak kurumsal bir bellek sağladığını belirtiyor.

Eski maden sahaları ormana dönüşüyor
Belediyenin çalışmaları sadece atık yönetimiyle sınırlı kalmıyor; kullanım ömrünü tamamlayan döküm alanları da rehabilite edilerek doğaya kazandırılıyor. Geçmişte taş veya maden ocağı olarak kullanılan, çevresel dokusu bozulmuş alanlar, dolum işlemlerinin ardından ağaçlandırılarak orman vasfı kazanıyor. Bugüne kadar 963 bin metrekareyi aşan bir alanda 106 binden fazla fidan toprakla buluşturuldu. İzmir genelinde Menderes, Bergama ve Dikili gibi farklı ilçelerde de yaygınlaştırılan bu depolama ağı, kentin hem altyapı ihtiyacını karşılıyor hem de yeşil alan miktarını artırarak ekolojik dengeyi destekliyor.