Efeler, sanat ve tarihin iç içe geçtiği özel bir organizasyona ev sahipliği yaptı. Belediye Başkanı Anıl Yetişkin’in vizyonuyla hayata geçirilen IV. Uluslararası Mitoloji Film Festivali, kentin kültürel mirasını dünyaya tanıtma hedefiyle kapılarını açtı. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile UNESCO Türkiye Milli Komisyonu’nun destekleriyle gerçekleştirilen etkinlikler, Efeler’in turizm potansiyeline de yeni bir ivme kazandırdı.
Festivalin açılışı Nevzat Biçer Konferans Salonu’ndaki film gösterimleri ve çocuklara yönelik atölye çalışmalarıyla yapılırken, organizasyonun ikinci gününde sahne Tralleis Antik Kenti’nin oldu. Binlerce yıllık tarihe sahip olan antik kent, mitolojik söyleşiler, konserler ve dans gösterileriyle adeta yeniden hayat buldu.

Antik kentte sanat şöleni
Tralleis Antik Kenti’ndeki etkinliklere yerel yöneticiler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, akademisyenler ve çok sayıda sanatsever katıldı. Kazı Başkanı Prof. Dr. Murat Çekilmez’in de yer aldığı programda, bölgenin tarihi zenginlikleri katılımcılara bir kez daha hatırlatıldı. Başkan Anıl Yetişkin, Tralleis’in Türkiye’nin en kıymetli yerleşim alanlarından biri olduğunu vurgulayarak, bu tür etkinliklerin kentin kültürel kimliğini güçlendirdiğini belirtti. Yetişkin, Aydın’ın festival rotasında yer almasının önemine değinerek, gelecekte antik kentte çok daha kapsamlı sanat buluşmalarına ev sahipliği yapmayı hedeflediklerini ifade etti.

Kültürlerarası köprüler kuruldu
Festivalin Kurucu Direktörü Gülşah Elikbank, mitolojinin insanlığın ortak hafızasındaki kalıcı etkisine dikkat çekerken, festivalin farklı coğrafyalar arasında kurduğu bağın önemini vurguladı. Programın en renkli anlarından biri ise Kore Yelpaze Dansı oldu. Geleneksel kostümler ve zarafet dolu performans, izleyicilerden tam not aldı.
Ayrıca Türk ve Kore mitolojilerinin karşılaştırmalı olarak ele alındığı söyleşiler, katılımcılara farklı kültürlerin ortak noktalarını keşfetme imkanı sundu. "Telden Dile, Dilden Ruha" konseriyle taçlanan festival, Tralleis’in büyülü atmosferinde sona erdi. Efeler, bu organizasyonla tarih ve sanatın buluştuğu bir merkez olma yolundaki iddiasını bir kez daha kanıtlamış oldu.