Kasapoğlu’ndan BM dönüşü: Türkiye küresel denklemde oyun kurucu rolünü pekiştirdi

New York’taki Birleşmiş Milletler temaslarını değerlendiren AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Kasapoğlu, Türkiye’nin vicdani sorumlulukları ile ekonomik hedefleri aynı anda yürüten rasyonel bir dış politika izlediğini vurguladı.

AK Parti İzmir Milletvekili ve Türkiye-ABD Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Dr. Mehmet Kasapoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde gerçekleştirilen 81. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu ziyaretinin ardından önemli değerlendirmelerde bulundu. Kasapoğlu, Türkiye’nin uluslararası arenada sadece bir gözlemci değil, çözüm üreten ve inisiyatif alan bir aktör olduğunu belirtti.

Gazze’deki insani krize yönelik Türkiye’nin sergilediği duruşun altını çizen Kasapoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BM kürsüsünden yaptığı çıkışın küresel vicdanın sesi olduğunu ifade etti. Türkiye’nin haksızlıklar karşısında bedel ödemeyi göze alan onurlu tavrının, dünya genelindeki devletler arasında eşsiz bir örnek teşkil ettiğini dile getirdi.

Küresel sistemin tıkandığına dair eleştirilerini yineleyen Kasapoğlu, "Dünya 5’ten büyüktür" vizyonunun artık sadece bir söylem değil, uluslararası sistemin yeniden inşası için bir reçete olduğunu savundu. Türkiye’nin bölgesel iş birlikleriyle bu tıkanıklığı aşma iradesini, Pakistan ve Suudi Arabistan ile kurulan savunma ittifakı gibi somut adımlarla desteklediğini belirtti.

Ekonomik hedefler ve ticari vizyon

Diplomatik temasların ekonomik boyutuna da değinen Kasapoğlu, Türk-Amerikan ilişkilerinde hedefin 100 milyar dolarlık ticaret hacmi olduğunu hatırlattı. İki ülke arasındaki stratejik ortaklığın, savunma sanayiinden teknolojiye kadar geniş bir yelpazede büyüdüğünü belirten Kasapoğlu, şunları kaydetti:

"Ekonomi kurmaylarımız New York’ta küresel fon yöneticileriyle bir araya gelerek Türkiye’nin yatırım potansiyelini anlattı. Savunma sanayii ihracatımızın 10 milyar dolar seviyesini aşması ve küresel pazar payımızın hızla yükselmesi, Türkiye’nin artık sadece ürün satan değil, yatırım yapan ve üs kuran bir güç haline geldiğinin kanıtıdır. 2026-2027 dönemi, ticari ilişkilerimiz için stratejik bir dönüm noktası olacak."

Kasapoğlu, Türkiye’nin ideolojik saplantılardan uzak, rasyonel devlet aklıyla hareket ettiğini belirterek, dış politikada hem adaleti savunan hem de ulusal çıkarlarını koruyan özgüvenli bir yürüyüşün devam edeceğini sözlerine ekledi.

İLGİLİ HABERLER