İlerleyen yaşla birlikte eklemlerde meydana gelen yıpranmalar, merdiven çıkmak veya kısa mesafeli yürüyüşler yapmak gibi en temel hareketleri bile birer eziyete dönüştürebiliyor. Toplumda genellikle yaşlılığın kaçınılmaz bir parçası olarak kabullenilen bu ağrılar, aslında doğru zamanda yapılan tıbbi müdahalelerle hastanın yaşam kalitesini ciddi oranda artırabiliyor.
Medicana Sağlık Grubu Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, diz protezi ameliyatlarında en temel kriterin hastanın hayat standartları olduğunu belirtiyor. Kireçlenme yani osteoartrit nedeniyle eklem kıkırdağının aşınması sonucu ortaya çıkan ağrılar, hastayı sosyal çevresinden uzaklaştırabiliyor.
Ameliyat kararında zamanlama kritik
Tedavi sürecinin ilk aşamalarında ilaç kullanımı, fizik tedavi ve yaşam tarzı değişikliklerinin etkili olduğunu belirten Doç. Dr. Kaçmaz, bu yöntemlerin yetersiz kaldığı durumlarda protezin bir seçenek haline geldiğini ifade ediyor. Doç. Dr. Kaçmaz, hastaların "biraz daha idare edeyim" diyerek ameliyatı ertelemesinin, aslında kendi yaşam kalitelerinden ödün vermelerine neden olduğunu hatırlatıyor. Eğer hasta ağrı kesicilere rağmen günlük işlerini yerine getiremiyor ve hareket etmekten kaçınmaya başlıyorsa, cerrahi müdahale artık gündeme alınmalıdır.
Yaş bir engel değil, başarı anahtarı
Cerrahiye yönelik en büyük çekincelerden biri olan "yaş" faktörü, günümüzdeki modern tekniklerle artık tek başına bir engel teşkil etmiyor. Hastanın genel sağlık durumu ve hayattan beklentilerinin, yaş kriterinden çok daha önemli olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, operasyon sonrası sürecin de oldukça hızlı ilerlediğini belirtiyor.
Ameliyatın ardından hastalar genellikle kısa bir süre içerisinde ayağa kaldırılarak profesyonel fizik tedavi programlarına dahil ediliyor. Bu sayede kasların güçlendirilmesi ve eklem hareket açıklığının korunması sağlanıyor. Birçok hasta, operasyon sonrası birkaç hafta içinde günlük rutinlerine çok daha konforlu bir şekilde dönebiliyor. Diz protezinin, hastanın bağımsızlığını ve hareket özgürlüğünü geri kazanması için atılan en etkili adım olduğunu belirten uzmanlar, ağrıyla yaşamak zorunda olmadığımızın altını çiziyor.