İzmir’in zamansız tanığı: 125 yıllık mekanik efsanenin sırrı ustasının ellerinde

Konak Meydanı’nın simgesi olan tarihi Saat Kulesi, 125 yıldır durmaksızın işleyen mekanizmasıyla kentin hafızasını canlı tutuyor. Üçüncü kuşak saat ustası Feti Pamukoğlu, kulenin sadece bir yapı değil, yaşayan bir miras olduğunu vurguluyor.

İzmir’in siluetini süsleyen ve 1901 yılından beri Konak Meydanı’nın merkezinde yükselen Saat Kulesi, kentin geçirdiği tüm fiziksel ve sosyal dönüşümlere rağmen zamana meydan okumaya devam ediyor. Fransız mimar Raymond Charles Péré’nin imzasını taşıyan bu tarihi yapı, Kuzey Afrika ve Endülüs mimarisinden izler taşıyan estetiğiyle olduğu kadar, 125 yıldır tıkır tıkır işleyen mekanik kalbiyle de dikkat çekiyor.

Denizli’den getirilen özel taşlar ve Marsilya menşeli mermerlerle inşa edilen kule, o dönem halkın büyük desteğiyle tamamlanmıştı. Bugün ise kulenin dört bir yanına bakan saatleri, 22 dişli çarktan oluşan tek bir sistemle çalışıyor. Yer çekimi ve ağırlık prensibiyle hareket eden bu sistem, modern teknolojinin çok ötesinde, manuel bir özenle korunuyor.

İzmir’in zamansız tanığı: 125 yıllık mekanik efsanenin sırrı ustasının ellerinde

Mekanik hassasiyetin 32 yıllık emanetçisi

Kulenin bakımını 1994 yılından beri üstlenen saat ustası Feti Pamukoğlu, bu yapıyı bir binadan ziyade "evladı" gibi gördüğünü ifade ediyor. Pamukoğlu, sadece arızaları gidermekle kalmıyor, aynı zamanda olası sorunları önceden sezerek kulenin kesintisiz çalışmasını sağlıyor. 68 yaşındaki usta, mesleki tecrübesini şu sözlerle özetliyor: "Artık hatanın nedenini önceden tespit edip önlem alabiliyorum. Bu, işinize duyduğunuz sevgi ve dikkatle mümkün."

İzmir’in zamansız tanığı: 125 yıllık mekanik efsanenin sırrı ustasının ellerinde

Zorlu dönemlerde bir sığınak

Pamukoğlu için kule, sadece teknik bir görev alanı değil, aynı zamanda kişisel bir terapi merkezi. Hayatının zorlu süreçlerinde kulenin küçük penceresinden denizi izleyerek huzur bulduğunu belirten usta, bu tarihi yapının ruhunu korumanın büyük bir sorumluluk olduğunu dile getiriyor. Telefonunun günün her saati "saat durdu mu?" endişesiyle çalması, kulenin İzmir halkı için ne kadar vazgeçilmez bir simge olduğunun da kanıtı niteliğinde.

Tarihi depremler ve değişen meydan

Kule, 1928 ve 1974 yıllarında yaşanan şiddetli depremlerde ağır hasarlar almasına rağmen, her seferinde aslına uygun şekilde restore edilerek ayağa kaldırıldı. Geçen 125 yıllık süreçte meydanın çehresi, kıyı çizgisi ve çevresindeki yapılar tamamen değişse de, Saat Kulesi kentin değişmeyen tek noktası olmayı başardı. Bugün, Türkiye genelinde bakımını yaptığı 36 tarihi saat kulesi arasında İzmir’in yerinin çok ayrı olduğunu belirten Pamukoğlu, kulenin orijinalliğini koruyarak gelecek kuşaklara aktarmanın gururunu yaşıyor.

İLGİLİ HABERLER