İzmir'de üniversite eğitimi alan Yağız Ertürk, küçüklüğünden bu yana içinde taşıdığı doğa sevgisini, akademik hayatıyla birleştirerek sıra dışı bir hobinin kapılarını araladı. Dokuz Eylül Üniversitesi Uluslararası Ticaret ve İşletmecilik Bölümü öğrencisi olan 22 yaşındaki Ertürk, arkadaşlarıyla birlikte kampüs çevresindeki ormanlık alanda vakit geçirirken, bölgenin zengin biyoçeşitliliğini fark etti. Bu keşif, genç öğrencinin eline fotoğraf makinesini alıp yaban hayatını kayıt altına almasına vesile oldu.
Doğayı keşfetmek için uzak coğrafyalara gitmeye gerek olmadığını savunan Ertürk, çevresindeki canlıları tanıtmak amacıyla bir video serisi başlattı. Sosyal medyada büyük ilgi gören bu içerikler, birçok kişinin kampüslerinde bu denli zengin bir ekosistemin varlığından haberdar olmasını sağladı.

Doğa Gözlemi İçin Büyük Bütçelere Gerek Yok
Ertürk, doğa fotoğrafçılığına başlamak isteyenlere seslenerek, profesyonel ekipmanlardan ziyade gözlem yeteneğinin ve sabrın önemine dikkat çekti. "Elinizdeki basit bir telefonla bile çevrenizdeki küçük canlıları, böcekleri veya çiçekleri fotoğraflayarak işe başlayabilirsiniz" diyen genç fotoğrafçı, zamanla kompakt kameralara geçiş yapılabileceğini belirtti.
Kendi kariyer hedeflerini yaban hayatı belgeselleri üzerine kuran Ertürk, Türkiye’deki 508 kuş türünden 245’ini bugüne kadar görüntülemeyi başardı. Sadece karada değil, su altı dünyasında da çekimler yapan genç, deniz tavşanlarından ahtapotlara kadar pek çok canlıyı objektifine yansıtıyor.

Farkındalık İçin Topluluk Kurdular
Yağız Ertürk ve arkadaşı Ömer Faruk Arslan, bu tutkularını daha geniş kitlelere yaymak adına Dokuz Eylül Üniversitesi bünyesinde Doğa ve Kuş Araştırmaları Topluluğu'nu kurdu. Tilkilerden yaban domuzlarına kadar birçok türün yaşadığı kampüs ormanlarında etkinlikler düzenleyen ekip, öğrencilere doğayı koruma bilinci aşılamayı hedefliyor.
Hava koşulları ne kadar zorlu olursa olsun, yağmur çamur demeden araziye çıkan doğa tutkunları, karşılaştıkları her yeni türle heyecanlarını taze tutuyor. Ertürk, "Onlar olmasa dünya çok çekilmez bir yer olurdu" diyerek, yaban hayatının korunması ve daha yakından tanınması konusundaki kararlılığını vurguluyor.