Denizli'nin Beyağaç ilçesinde 1948 yılında dünyaya gelen Halime Özke, Teke yöresinin kadim çalgısı sipsiyi 7 yaşından bu yana elinden düşürmüyor. Keçi otlatırken dağlarda kendi kendine geliştirdiği yeteneğini, zamanla yörenin düğün ve şenliklerinde profesyonel bir icraya dönüştüren Özke, bugün bu sanatın yaşayan en önemli temsilcilerinden biri olarak kabul ediliyor.

Radyodan duyduğu ezgileri sipsiyle yeniden yorumlayarak kendi tarzını oluşturan Özke, geçmişte bölgede yaygın olan bu geleneğin günümüzde neden yok olmaya yüz tuttuğunu ise hüzünle anlatıyor.

Kültürel Mirasın Geleceği Tehlikede
Özke'nin aktardığına göre, geçmişte köydeki pek çok genç kız sipsi çalarken, evlilik sonrası aile baskısı ve sosyal kısıtlamalar nedeniyle bu sanat zamanla terk edilmiş. Bölgede sipsi kursu açılması için yapılan girişimlerin de ailelerin çocuklarına izin vermemesi nedeniyle sonuçsuz kaldığını belirten usta sanatçı, şu an bu geleneği sürdüren tek kişinin kendi oğlu olduğunu ifade ediyor.
UNESCO'nun "Yaşayan İnsan Hazinesi" unvanına layık görülen ve 2020 yılında Ankara'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın elinden plaketini alan Özke, bu onurlu unvanı taşımanın gururunu yaşasa da, sipsi sesinin Beyağaç topraklarında tamamen susacak olmasının üzüntüsünü derinden hissediyor. Sanatçı, kendisinden sonra bu kültürü devralacak yeni kuşakların yetişmemesini, yerel bir değerin kaybı olarak değerlendiriyor.