Denizli’nin Beyağaç ilçesinde bir döneme damgasını vuran ve sınırları aşan karpuz üretiminin perde arkası, eski Belediye Başkanı İsmail Eliuz’un kaleminden gün yüzüne çıktı. 1980’li yılların başında bölge çiftçisinin tütün üretimindeki verimsizlik ve ekonomik zorluklar nedeniyle arayışa girdiği dönemde, Eliuz’un öncülüğünde başlatılan tarımsal hamle ilçenin çehresini değiştirdi.

Tohumdan sofraya uzanan başarı öyküsü
O yıllarda Beyağaç Lisesi’nde görev yapan İsmail Eliuz, çiftçilerin emeğinin karşılığını alabilmesi için farklı bir ürün arayışına girdi. Kale ilçesinde keşfettiği Amerikan menşeli Charleston Gray çeşidini Beyağaç topraklarıyla buluşturmaya karar veren Eliuz, 1981 yılında 10 dekarlık bir arazide ilk denemesini gerçekleştirdi. Başlangıçta teknik bilgi eksikliği nedeniyle zorluklar yaşansa da, ikinci yıldan itibaren tüpleme yöntemine geçilmesiyle üretim disipline edildi. Kısa sürede bölge pazarında dışarıdan gelen karpuzların yerini alan Beyağaç karpuzu, lezzeti ve aromasıyla kısa sürede çevre illerde de aranan bir ürün haline geldi.

Festival coşkusundan su krizine
Üretimin 40 dekara kadar genişlediği ve 35 kilograma ulaşan devasa karpuzların yetiştirildiği Beyağaç, bu başarısını 1986 ve 1987 yıllarında düzenlenen Karpuz Festivalleri ile taçlandırdı. Ancak bu yükseliş, bölgedeki su kaynaklarının kurumasıyla sekteye uğradı. Subaşı Mahallesi’ndeki Su Gözü kaynağının debisinin düşmesi ve ardından tamamen kuruması, karpuzculuğun ilçe ekonomisindeki yerini kaybetmesine neden oldu.
Geçmişin tecrübesi geleceğe ışık tutuyor
Bugün gelinen noktada yeni sulama teknolojilerinin varlığına dikkat çeken İsmail Eliuz, Beyağaç’ın toprak yapısının hala aynı potansiyeli taşıdığını belirtiyor. Geçmişte bir "karpuzcu memleket" kimliği kazanan ilçenin, doğru planlama ve modern sulama yöntemleriyle bu tarımsal değeri yeniden kazanabileceğini vurgulayan Eliuz, 1981’de küçük bir tarlada başlayan bu girişimin, ilçenin tarım tarihinde unutulmaz bir örnek olarak yerini koruduğunu ifade ediyor.