Muğla Büyükşehir Belediyesi, çevreci vizyonunu uluslararası bir boyuta taşıyarak Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile stratejik bir iş birliği başlattı. Londra’da düzenlenen Belediye Başkanları Konferansı’nda imzalanan mutabakatla resmileşen bu ortaklık, kentin iklim değişikliğiyle mücadelesinde yeni bir dönemin kapılarını araladı.

Dirençli kentler için bilimsel yol haritası
EBRD’nin "Geleceğe Yatırım, Herkes İçin Yeşil ve Dirençli Kentler" temalı zirvesinde yer alan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, kentin çevresel performansını artırmak için uluslararası metodolojilerden faydalanacaklarını belirtti. Bu kapsamda, Muğla’nın iklim risklerini belirlemek üzere bir "Yeşil Şehir Eylem Planı" hazırlanacak. Söz konusu plan; katı atık yönetiminden enerji verimliliğine, sürdürülebilir ulaşımdan su kaynaklarının korunmasına kadar geniş bir yelpazede rehber görevi görecek.

Su altyapısında büyük değişim başlıyor
Programın ilk ve en kritik yatırım ayağını ise Muğla Su Projesi oluşturuyor. Özellikle Dalaman, Ortaca, Köyceğiz, Dalyan ve Sarıgerme gibi yoğun nüfuslu bölgelerin içme suyu hatlarını modernize etmeyi hedefleyen proje; iletim hatlarının yenilenmesini, modern SCADA sistemlerinin kurulumunu ve Topgözü Su Kaynağı’nın sisteme entegrasyonunu içeriyor.
Başkan Aras: Turizm yükünü sürdürülebilir çözümlerle göğüslüyoruz
Konferansta EBRD yetkilileriyle bir araya gelen Başkan Ahmet Aras, Muğla’nın turizm hareketliliği nedeniyle oluşan yüksek altyapı ihtiyacına dikkat çekti. Aras, "Milyonlarca misafiri ağırlayan bir kent olarak, su ve enerji yönetiminde güçlü çözümler geliştirmek zorundayız. 62,9 milyon avroluk finansman paketinin bir parçası olan bu yatırımları, sadece bir altyapı çalışması değil, 2050 iklim nötr hedefimize giden yolda bir dönüşüm süreci olarak görüyoruz" dedi.
Finansman paketinin 10 milyon avroluk kısmının Clean Technology Fund (CTF) üzerinden yüzde 1 gibi sembolik bir faiz oranıyla sağlanması, projenin ekonomik sürdürülebilirliğini de destekliyor. Muğla, bu adımlarla hem doğal zenginliklerini korumayı hem de turizm sezonlarındaki yoğun talebi çevre dostu yöntemlerle yönetmeyi amaçlıyor.
