Üç tarafı denizlerle çevrili olan Türkiye, biyolojik çeşitliliğini korumak ve denizel habitatları geleceğe taşımak için tarihi bir adım attı. Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile Fethiye-Kaş hattı ve Kuzey Ege bölgesi, ülkenin ilk Deniz Milli Parkı ilan edildi. Bu karar, deniz ekosisteminin korunması adına atılan en somut ve güçlü adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.

Koruma statüsünün sadece bir başlangıç olduğunu vurgulayan uzmanlar, asıl başarının bu alanların sürekli ve etkin bir şekilde denetlenmesinden geçtiğini belirtiyor.

Sürdürülebilir koruma için bilimsel yaklaşım şart
Akdeniz Koruma Derneği tarafından yapılan değerlendirmelerde, ilan edilen koruma statüsünün ekolojik faydaya dönüşebilmesi için bilimsel verilerin rehberliğinde hareket edilmesi gerektiği ifade edildi. Dernek yetkilileri, Fethiye-Göcek hattında yıllardır sürdürdükleri saha çalışmalarının, bölgenin deniz çayırlarından Akdeniz keşiş fokuna kadar ne denli zengin bir biyoçeşitliliğe ev sahipliği yaptığını kanıtladığını hatırlattı.
Uzmanlara göre, bir bölgeyi milli park ilan etmek ilk aşamayı oluşturuyor; ancak bu alanların gerçekten korunabilmesi için düzenli izleme, etkin denetim mekanizmaları ve yerel paydaşların sürece aktif katılımı büyük önem taşıyor. İnsan kaynaklı baskıların bilimsel yöntemlerle takip edilmesi ve ekosistemdeki değişimlerin sürekli gözlemlenmesi, bu yeni statünün başarısını belirleyecek temel unsurlar arasında yer alıyor. Fethiye-Kaş ve Kuzey Ege için alınan bu karar, denizlerimizin sadece bugününe değil, gelecek nesillere aktarılmasına yönelik uzun soluklu bir taahhüt olarak görülüyor.