Doğa tarihinin en büyük muammalarından biri olarak kabul edilen yılan balıklarının yaşam döngüsü, ADÜ Teknokent’te yürütülen kapsamlı bir çalışmayla yeniden gündeme geldi. Karya Farma HBX Ar-Ge Academy bünyesindeki uzmanlar, bu canlıların üreme ve göç süreçlerindeki biyolojik dayanıklılıklarını mercek altına aldı. Daha önce kanserle mücadele alanında yılan balıklarının savunma sistemlerini inceleyen ekip, şimdi ise bu balıkların binlerce kilometrelik göç sırasında sergilediği hücresel uyum mekanizmalarını bilimsel bir modele dönüştürmeyi hedefliyor.

Tarihi Bir Bilmece: Sargasso’nun Sırrı
Aristoteles’ten Sigmund Freud’a kadar pek çok önemli ismin üzerinde kafa yorduğu yılan balıklarının üreme gizemi, hala tam olarak aydınlatılamadı. Bafa Gölü’nde büyüyen balıkların, üreme vakti geldiğinde yaklaşık 7 bin kilometre katederek Sargasso Denizi’ne ulaşması, biyologlar için hala büyük bir soru işareti. Freud’un 19. yüzyılın sonlarında yüzlerce örnek üzerinde yaptığı incelemelerde dahi cinsiyet ayrımını tespit edemediği bu canlılar, üreme anlarında hiçbir şekilde görüntülenemiyor. Danimarkalı araştırmacı Johannes Schmidt’in yıllar süren çalışmaları, en genç larvaların Sargasso’da bulunduğunu kanıtlasa da, çiftleşmenin hangi derinlikte ve nasıl gerçekleştiği konusu hala karanlıkta kalıyor.
Doğal Dayanıklılığın Şifreleri Çözülüyor
Karya Farma HBX Ar-Ge Academy Kurucusu Hakan Başlık, yılan balıklarının göç yolculuğunun doğanın en karmaşık olaylarından biri olduğunu vurguladı. Başlık, balıkların 7 bin kilometrelik yolculuk boyunca maruz kaldıkları sıcaklık değişimleri, tuzluluk oranları ve çevresel stres faktörlerine karşı gösterdikleri direncin, tıbbi ve biyolojik araştırmalar için eşsiz bir model sunduğunu ifade etti. Ege’nin endemik bitkileri ve stratejik patentli Ar-Ge çalışmalarıyla entegre edilen bu proje, yılan balıklarının hücresel dayanıklılık sırlarını genç araştırmacılara aktarmayı ve bilimsel literatüre kazandırmayı amaçlıyor.