Muğla’da görev yapan Zeynep Çalışkan, iki yıl önce iş yerinde karşılaştığı bir grubun anket yapma talebini geri çevirmedi. Ancak iyi niyetle paylaştığı isim ve soy isim bilgileri, hiç beklemediği bir dolandırıcılık senaryosunun başlangıcı oldu. Çalışkan, anket formunun aslında İngilizce hazırlık seti satışına dair bir senet olduğunu çok geç fark etti.
Kendi bilgileri kullanılarak sahte bir senet oluşturulduğunu ve kimlik numarasının izinsiz şekilde sisteme işlendiğini belirten Çalışkan, bir sabah uyandığında maaşına ve banka hesaplarına haciz geldiğini gördü.

Bilirkişi raporu oyunu bozdu
Yaşadığı mağduriyetin ardından vakit kaybetmeden yargı yoluna başvuran Çalışkan, icra takibini durdurmak için gerekli yasal girişimleri başlattı. Karşı tarafın imzanın gerçek olduğu yönündeki ısrarlı iddialarına rağmen, mahkeme süreci boyunca alınan imza örnekleri ve İstanbul’dan gelen bilirkişi raporu, gerçeği gün yüzüne çıkardı. Raporda, senedin üzerindeki imzanın Çalışkan’a ait olmadığı ve kimlik bilgilerinin belgeye sonradan eklendiği kesinleşti. Mahkeme, karşı tarafın tüm itirazlarını reddederek Çalışkan lehine karar verdi.

Vatandaşlara "dikkatli olun" uyarısı
Benzer yöntemlerle çok sayıda kişinin mağdur edildiğini vurgulayan Çalışkan, özellikle zincir market çalışanları gibi kolay ulaşılabilir kişilerin hedef alındığını belirtti. Dolandırıcıların, dava masraflarından kaçınmak isteyen vatandaşları 40-50 bin lira gibi meblağlarla uzlaşmaya zorladığını ifade eden Çalışkan, "İmzanızın olmadığı veya rızanızın bulunmadığı hiçbir belgeye geçit vermeyin. Hakkınızı aradığınızda mutlaka sonuç alırsınız" diyerek uyarılarda bulundu.
Hukuki süreçte icra takibinden kurtulan ve mahkeme masraflarını karşı tarafa yükleten Çalışkan için sevindirici haber, olayın kamu davasına dönüşmesiyle geldi. Dolandırıcılık girişimi bilirkişi raporuyla kanıtlandığı için şüpheliler hakkında başlatılan ceza davası halen devam ediyor.